7/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2020 13:26
Macera açısından güzel bir kitap. Kahramanın İçinde bulunduğu durumu sorgulaması, kabullenmesi ve olumlu çıkarımlar yapabilmesi kitaba psikolojik öğeler de katmış. Bununla beraber din ve Tanrı sorgulamaları da Hristiyan teolojisi ve teodise(kötülük ve tanrı ikilemi) açısından da yorumlamalar var. Zaman zaman iyi çıkarımlar da yapılmış. Tabi kahramanın sonunda Protestan bir yoruma ulaşması da yazarın kendi düşüncesini romana yedirmesi olarak da görülebilir. Kahramanın adaya yerleşmesi ve orada bir düzen kurması da iyi anlatılmış, bazı yerlerde nasıl yapıldığına dair bazı eksikler var ama yine de iyi aktarılmış. Biraz macera, biraz din, biraz felsefe biraz da antropoloji içeren bir kitap. Belki spoiler olacak ama değinmeden geçmek istemedim. Dünyanın o bölgesindeki insanları neredeyse tamamen yamyam ve insan yiyici tasvir etmesi biraz tuhafıma gitti. Ordaki insanları vahşi, düzenlerini de ilkel olarak tanımlayıp batı medeniyetini yüceltiyor gibi geldi bana. Bu biraz fazla vurgulanmış. Bununla beraber Cumayı kurtardıktan sonra onunla adil, eşit, insanca paylaşım yerine onu kölesi yapması, onun ismini Cuma olarak koyma yetkisini kendisinde bulması, kendini ona tanıtırken ismini kullanmak yerine Efendi dedirtmesi biraz irrite etti beni. Klasik olarak Avrupa nın, dünyanın diğer yerlerine dair tanımlama hakkını kendinde görmesi, Afrika ve Amerika'da yaşayan yerlilere vahşi demesi, onları insan yiyici olarak tanımlaması, bir şekilde onları 'medenileştirme' ve onlara doğru Tanrı inancına kavuşturma alicenaplığını göstermesini bir arka plan olarak okudum. Bu vahşileri inanç olarak da kurtarmak için kahramanımızın yaşadığı iç sancıları da buna dahil edebiliriz. Özde Avrupanın sömürgeci kafasından geçenleri aslında Cruose ve Cuma arasında geçenler arasında görüyoruz bana göre.
Robinson CrusoeDaniel Defoe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.