·400 syf.····Okunma: 02 Nisan 2020 03:13 Yazar doğan cüceloğlu 1938 mersin doğumlu olup amerikadaki görevinden emekli olduktan sonra Türkiyede kitap yazmaya başlamış benimde okuduğum ilk kitabı bu oldu kesinlikle öbür kitaplarınıda okumayı düşünüyorum.
Beni bu kitabı okumaya yönelten kitabı araştırırken felsefik, psikolojik içeriğe sahip bir kitap gibi görünmesiydi ki öylede bir kitap fazlasıyla düşündürücü içeriğe sahip. kitabın ana fikri hayatı anlamlandırmayla alakalı bence hayatı daha anlamlı kılmaya yönelik bir kitap. Kitaptaki anlatış tarzı söyleşmeye bağlı anlatım olarak verilmiş gayet açık, duru ve yalın bir anlatıma sahip, kitap 10 bölümden oluşmakta; Arayış, uyanış, niyet, geleceği yaratmak, güç, sorumluluk, ölüm bilinci, değişim, bitmemiş işler ve son olarak
savaşçı olmak için.
Bundan sonrasında kitabın bölümleri hakkındaki düşüncelerimi dile getiriyorum spoiler da verebilirim arada bilginize.
Kitabın ilk bölümünde kendinizi sorgularken içinde bulunduğunuz bağlamın dışında bir bakış açısıyla kim olduğunuzu düşündürmüş yazar. Bunu yaparkende bilinci herşeyden ayrı tutulması gerektiğini vurgulamış sosyal statünüzden, mesleğinizden, iyi yada kötü oluşunuzdan ayrı
bunu size sorgulatan en temel şeyin bilinç olduğunu vurgulamış. Kendi anlam dünyamızı yaratmaya çalışırken bilincin önemini, farkındalığımızı ve bilincin buna ne kadar hazır olup olmadığını vurgulamış.
İkinci bölümde farkında oluşun üstünde durmuş farkında olmayı 3 katman olarak niteleyip ilki kendimiz (ÖZ), üçüncüsü dış dünyayı olduğu gibi kabullenme (uyum sağlayabilmemiz için) ve ikincisi bu iki katman arasında kalan Husserl'in dediği gibi kendine özgü niyetliliği olan kültürün dünyasıdır ve çoğu zaman kişinin kendisi ve dış dünyayı algılamasını engeller. Farkında olurken ikinci kısım değil birinci kısma yönelerek savaşçı olma yolunda ilerleyebiliceğimizi vurgulamış.
üçüncü bölümde savaşçının niyetinin sürekli farkında olması gerektiği ve içinde bulunduğu ortamı özündeki niyetine göre anlamlandırıcağı üzerinde durmuş.
dördüncü bölümde geleceği yaratmanın kişisel bütünlüğümüzle, değerlerimizle bunları tanımakla, hayatımıza uygulamamızla daha anlamlı bir gelecek kurabileceğimizden bahsetmiş.Kitapta kişisel bütünlük diye bir kavram var ve buna özü sözü bir olmayla, değerlere,ilkelere sahip olmayla ve bir duruş içinde olarak sahip olabiliceğimizden bahsetmiş.
beşinci bölümde gücün kaynağının korku değil saygı olmasını vurgulamış. tersi durumlarda çift taraflı bir korku olğunu lakin bunun yerine sevgi ve saygıdan dolayı sağlanabilecek olan ilişikinin disiplinin daha samimi ve içten olduğunu vurgulamış. Ötekileştirme kavramından bahsedilmiş ve sonuç olarak korku yerine sevgi ve gelişimi iki temel değer alıp geleceği bu iki değerden güç alarak yaratmamız gerektiğine bağlamış.
altıncı bölümde sorumluluk kavramı üzerine durulmuş ve bir eylemden sorumlu olabilmemiz için o eylemi yaparken bilinçli ve seçme özgürlüğümüz olması gerekliliğinden bahsetmiş. Özgürlükle sorumluluğu doğru orantıda arttığını belirtmiş, sorumluluğuda olgunlaşma derecesine bağlamış ki haklıda..
yedinci bölümde ölüm bilincinin farkında olmamızın şuanın kıymetini bilmemiz ve şuanı daha iyi değerlendirebilmemiz adına bilincinde olmamız gerektiğini vurgulamış.
sekizinci bölüm değişimin herşeyden önce bilinçte gerçekleşmesi gerektiği vurgular.
dokuzuncu bölüm biyolojik ve varoluşsal gereksinmeler olarak insan gereksinmelerini ikiye ayırarak incelemiş ve egomuz düzeyinde kaldığımız sürece bitmemiş işlerimizin kalmaya devam ediceğini çözümünü gözlemleyen bilinçte ve yürekten affetmeyi bilmekte bulmuştur.
Kitabın son bölümünde savaşçıda bulunması gereken özellikleri maddelemişlerdir bunlar;
*Savaşçı karar vermeden önce düşünür, inceler, gözden geçirir, acele etmez, herşeyi hesaba katar ve ortama getirdiği bilinçten tümüyle sorumluluk alır.
*Savaşçı, kararını verirken özgür iradesiyle verir; yani onun kararı bir seçimdir.
*Savaşçı verdiği kararlardan pişmanlık duymaz.
*Savaşçı ölümü umursamaz bir tavır içinde ve isteklerinden arınmış olmalı.
*Savaşçı hiçbir seyin müptelası olamaz.
*Savaşçı her şeye saygılıdır ve vuruş mezili içinde kalır.
*Savaşçı seçimini yaparken gönlünün sesini dinler.
*Savaşçı dünyayı olduğu gibi görür.
*Savaşçı iç konuşmasını istediği zaman durdurabilir.
*Savaşçı içinde bulunduğu duygusal durumu kendisi belirler.
*Savaşçı alçakgönüllüdür.
*Savaşçı her şeyi üstesinden gelinmesi gereken bir öğrenme fırsatı olarak görür.
*Savaşçı sağlığına özen gösterir.
*Savaşçı yaşamına katkıda bulunan herşeye ve herkese teşekkür duygusu besler.
Kitabı Neden Okumalısınız?
Sıradan, kalıplaşmış bir yaşamı olan insanın kendine özgü, kendi geliştirdiği bu benim diyebileceği inançları ve değerleri yani kendini tanımayı ve hayatı anlamlandırmayı düşünen insanın bu yolda çok faydalı olabilecek bir kitap olması yönünden kesinlikle okunmalı.