·212 syf.····Okunma: 02 Nisan 2020 14:51 Sayın Livaneli’nin okuduğum dördüncü kitabıdır. Diğer okuduğum kitapları -Serenad, Kardeşimin Hikayesi, Huzursuzluk- benim için bir şaheser olduğu için ve bu kitabın 29 yılda tamamlandığını öğrenince en az diğerleri kadar iyi olabileceğini düşündüm ama beklentimin bir tık altında kaldı.
1980 Türkiye’sinde yaşanan darbe, sağcı solcu çatışması altında cinayetler, kavgalar ve kendini bu durumlardan soyutlamış Sami isimli karakterimiz. Bu zamanda üniversiteye başlamış ve üniversiteden Filiz adlı bir kızla nişanlanmış. Araba da Evlilik hayalleri kurup evlerinin dizaynını kadar düşünüp birbirlere fikir alışverişi yaptıkları anda o çok dramatik olay meydana gelir. Sami’nin hayati o günden sonra değişir. Yine o zamanlarda siyasi mülteci olarak dünyanın farklı ülkelerinden gelip Stockholm yerleşen birçok mültecinin buluşma yeridir artık burası. Ve ana karakterimiz Sami’nin de yaşamını devam ettiği yerdir. Birazcık spoiler yeter gerisini okumalısınız.
Kitabı ilginç kılan iki farklı yazarın olması. Siz de şaşırdınız dimi ? Neden mi çünkü yazarın kendine doğrusuyla yanlışıyla anlatıldığı kadarıyla biliyor ve okuyucularına bunu yansıtıyor. Ama ana karakter Sami’nin de eline kalemi kağıdı alıp kitaba müdahil oluyor ve olayların gerçek yüzünü açığa çıkartıyor. Oldukça farklı olan kitap yine sizi içine çekip su gibi akıp gitmenizi sağlıyor.
Diğer kitaplarındaki tadı bu kitapta tam alamayacağınızı düşünerek bu kitabı biraz araştırarak, yorumları düşüncelerini okuyarak almanız size fayda sağlayacaktır.