·282 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Nisan 2020 19:08 Maksim Gorki'nin okuduğum ilk kitabı Küçük Burjuvalar oldu ama ben Çocukluğum ile Gorki'yle tanıştığımı düşünüyorum. Maksim Gorki üç kitaplık bir seri ile otobiyografisini roman gibi yazmış ve gerçekten çok güzel olmuş.Dönemim Rus aile yapısı içinden gelen Gorki, kitapta küçük bir çocuk olarak ne kadar yalnızlaştığını etkileyici kalemiyle yazıya dökmüş.Kendi ailesi ve çevresi içinde yaşadığı yoksulluk, aile içi şiddet, cinayet, cinsiyet ayrımcılığı, miras kavgaları gibi çokça konu üzerinden 19. yüzyıl rusya’sının toplumsal manzarasını ince ince işlemiş.Kısaca eser, bir yazarın hayatından 19. yüzyıl Rusya’sına açılan güzel bir kapı aslında..
Yazar kitabı yalın bir dille kaleme almış, yaşananların bir çoğu çok acı verici geldi. Babasız, yarı annesiz bir çocuğun göçebe yaşamı ve sürekli şiddet görmesi okurken beni çok etkiledi. ve bir kez daha anladım ki, ailenin insan hayatındaki yeri tartışmasız çok çok önemli.İlk ağızdan o zamanların Rusya'sını ve yaşam tarzını görmek güzel bir deneyim oldu, serinin diğer kitaplarını da okumak Gorki'yi daha çok tanımak istiyorum. Böylelikle yazarın çocukluğu da bitmiş olur ve acemi olarak para kazanma dönemi de bununla birlikte biter. Sonraki kitaplar ile iş dünyasına atılacak, çalışmayı, acımasız Rusya ile mücadele etmeyi öğrenecektir. Tabii bu, şuan okumakta olduğunuz yazının konusu değil. Merak etmeyin, ilki kadar şevkle olmasa da serinin ikinci kitabını da okumaktayım, yakın bir zamanda incelemesi de gelir. Ancak yazımı sonlandırmadan önce, bu kitabı okuma fırsatı eline geçmemiş arkadaşlarıma, bir yerden bulup okumalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Zaten bir kere okumaya başladığınız zaman inanın devamı hemencecik geliyor, durmak bilmiyorsunuz...