·95 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Nisan 2020 22:57 İncelemeye nasıl başlamalıyım bilemedim. O kadar zor durumdayım ki anlatamam. Bu kitabı okuduğunuzda ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.
Korona virüsün cirit attığını, gönüllü karantinanın onuncu günün sabahında bu kitaba başladım. Henüz ilk sayfalarındayken bu kitabın özel bir ortamda özel bir saatte okunmasın gerektiğini düşündüm ve hemen kitabı kapattım. Çünkü bu kitabı anlamak için böyle bir özen göstermeniz sizin yararınıza olacaktır ki yanılmadığımı kitabı bitirdiğimde anladım.
Hayatını dört duvar arasına sığdırmış dünyadan elini eteğini çekmiş, bütün insanlarını birbirinin aynısı olarak gören, insanları ‘ayaktakımı’ olarak adlandıran, o zamandaki insanların geçmişteki insanların devamı olarak gören, onun için zamanın, yılın, haftanın, ayın, mevsimlerin hiçbir anlamı olmayan, ve kendini tanımak, anlatmak istemesinden ve yalnızlığından bunu gaz lambası eşliğinde gölgesine anlatan -yazan-şizofren, uyuşturucu bağımlısı, katil ve gerçekten yapayalnız kalan bir adamın acı dolu romanı.
Bu virüs -karantina- günlerinde öyle bir kitap seçmişim ki okumak için zaten karamsarlığa sürüklenen ruhumuz bu kitapla birlikte iyice yerlere serilmiş durumda ve kim kaldıracak bilemiyorum.
Yazar bu kitabı yazarken nasıl bir psikolojiye sahipti gerçekten çok merak ediyorum. Kendisinin intahar edip hayatına son verdiğini öğrendiğimde acaba bu kitabın ne derece katkı sağladığını merak etmiyor da değilim. Gerçek yaşantısında bırakın bir insanı katletmeyi bir hayvana bile zarar vermeyen yazar -en yakın arkadaşının yazdığı biyografisinde öğrendim- nasıl olur da kitapta hiç acımadan aşkına kemik saplı bir bıçağı saplayarak öldürür. Nasıl olur da gerçek yaşantısında bir bayramda gördüğü kurbandan sonra vejeteryan olup da kitap da canlı canlı hayvanların kurban edilişini izler. Nasıl bir psikolojidir bu anlayamadığımız. Nasıl bir yalnızlıktır bu yazarın gölgesiyle konuşarak kendini anlattığı. Nasıl bir acıdır ki bu aşkını sevdiğini uğruna sayfalaralarca betimleme yaparak anlatan ve elini dahi tutamazken başkalarıyla yatmasına göz yuman.
tekrar bu kitabı okuyacağım. Bu bunalımını, bu psikolojiyi neler yaşadığını çok iyi anlamam için tekrar okuyacağım. Çok iyi gerçekten. Hayatıma bu karantina günlerinde böyle bir kitap ile girdiğin ve beni perişan ettiğin için teşekkür ederim Sadık Hidayet.