·560 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Nisan 2020 17:24 Kitabın giriş kısmında okudugum şu cümle hem kitabın işlediği konuların nasıl bir seyir izleyeceğini tahmin etmemde hem de günümüzde yaşadığımız olayları anlamlandırmami sağladı; "Çağdaş medya çalışmalarının da gösterdiği gibi imaj ve algı, gerçekliğin yerine geçer. Algıyı belirleyen, gerçekliği de kontrol etmeye başlar. Bu bakımdan Islâm ve Batı arasındaki ilişkilerin çoğu zaman bir algı ve imajlar savaşı olduğunu da unutmamak gerekiyor"
Evet, geçmiste ve günümüzde gerçekten de 'Algıyı belirleyen' ler pek çok noktada gerçeklik ve yalnışın bilinmesi ve belirlenmesinin önüne geçmişlerdir. Antisemitizmden Islamafobiye kadar İslam medeniyetinin dünya bilim felsefe tarihine katkı sağlamadigi sadece bir geçmişteki bilgi ve birikimi geleceğe nakil sürecinin bir safhasında yer aldığı algısına ve günümüzde İslam dinine mensup bireylerin terörist, şiddet yanlısı ve korkulacak insan olarak bakılması, Batı menşeli Holywood gibi flim, sinema ve basım yayım organlarının yaratmış olduğu Islâm algısı ve buna mukabil tersten bir bakış açısıyla konuya bakıldığında her Batı mensubu kişinin bir işgalci, bölücü, sömürücü ve ayrıştırıcı olarak bakılması gibi daha nice hususlar bizim algılama ve gerçekliği tayin etme yetimizi zora sokmuştur. Kitap gerçekten bir tarihçi sorumluluğuyla yazılmış ve İslam-Batı tarihine dair pek çok konuda bakış açımızı değiştirecek türden bilgilerle doldurulmuştur. Islâm ve Batı ilişkiler tarihini önyargısız ve algıların tahakkumu altında kalmadan öğrenmek isterseniz başvurmanız gerek bir kitaptır. Ve ayrıca 'Ben ve Öteki' idrakinin felsefi temelli bakış açısıyla ele alan bir anlatım tarzıyla felfesi mahiyette bir kaynak olma özelliğine sahip bir kitaptır. Ancak benim en büyük hatam elimde olmasına rağmen Akıl ve Erdem kitabını önce okumamam oldu. Çünkü pek çok yerde atıf yaptığı bir kitaptı. Benden okuyacaklara tavsiyem öncelikle Akıl ve Erdem'i okumaları ve daha sonra bu kitaba geçmeleridir.