Amok koşucusunu üstlenen karakterin belli birtakım egolarından dolayı (belki de haklı egoları) ona ihtiyacı olan bir kadına konuşma şeklinden dolayı ve ona bir şekilde nefretle beraber çekim duyduğundan yardım etmiyor. Aslında bu kadında belki kibrinden dolayı her ne kadar yardıma ihtiyacı olsa da bunu açık yüreklilikle dile getirmiyor. Bu iki karakterin ego çatışmaları yüzünden kadın ve karnındaki bebeği yitip gidiyor...
Kitaptan çıkardığım en kıymetli sonuçlar; bazen egomuz lüzumlu da olsa sonucu pek iyi yerlere gitmiyor. Eğer ki egomuzu kullanıyorsak bunun arkasında sağlam durabilecek şekilde olmalıyız. Baş karakterimiz bu egonun arkasında sağlam duruşu gösterememesinin de etkisiyle olayları çıkmaza sürükledi ve bir nevi felakete sürüklendi...
“Zannediyorum ki insan her şeyi içine atınca kendini boğuyor.”