·632 syf.····Okunma: 04 Nisan 2020 23:52 Nisan ayının dünya klasiğini de okudummm Biraz iddialı ve hızlı bir okuma oldu ama müthişti diyebilirim. OBLOMOV uzun zamandır kütüphanemde olan okumak isteyip bir türlü sıra gelmeyen kitaplardan yalnızca bir tanesi Kitabı tam tamına 36 saatte yedim yuttum diyebilirim Okurken hiç sıkılmadım, sayfalar öyle hızlı aktı gitti ki bu kadar kısa bir sürede okunması da bence çok ilginç değil benim açımdan Neyse OBLOMOV’a dönecek olursak; uyuşuk,tembel üşengeç ama bir o kadar da temiz kalpli, saf düşünceli bir adamın hayatının özeti diyebiliriz. Yaklaşık 200 sayfa yataktan kalkıp bir şeyler yapmasını bekledim,beklerken ruhum çekildi resmen çünkü uyuşukluktan nefret ederim. Sürekli bir şeyler yapmak isteyip ama önce planını çizme peşinde olan ama o planları hiç uygulayamadan bitip giden bir yaşamın hikayesi bu kitap. Gonçarov 19.yy’da 1 ay gibi kısa bir sürede yazmış bu eseri fakat 10 yıl zihninde taşıdığını ifade etmiş. Ben çok severek okudum. Herkesin ruhunda,benliğinde bir parça OBLOMOV’luk var, kimimiz daha şiddetli kimimiz daha az yaşıyoruz o kadar...
.
.
.
İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.
.
.
Halbuki sevgide de rahat yok. O da değişiyor, durmadan değişiyor... Bütün hayat gibi.