8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
“Doğaçlama”, doğaçlama üzerine son sözü söyleyen otoriter bir kitap değil. Doğaçlamanın kendi doğasında olduğu gibi müziği dolaysız deneyimleyerek yaşantılayabilmiş bazı müzisyenler ile yapılmış ropörtajları ve yazarın kendi hislerini dile getirmeye çalıştığı bir kitap. Hayatın kendisinde de doğaçlama ruhu vardır(dolaysız bir deneyimleme olarak hayattan bahsediyorum) ve bundan dolayı planlar ve hesaplar çuvallar. Bu genelde hayat-zaman ilişkisi ile ifade edilmeye çalışılır. Mesela İlkçağların Herakleitos’u “Yaşam, taşları ileri geri sürerek oynayan çocuktur” derken “Yaşam” olarak kullandığı “kelimesi zaman,ömür,devir ile eşanlamlıdır. Ya da ortaçağların “carpe diem!” anı yaşa mottosunda an-hayat ilişkisinde olduğu gibi. Tekrar ham maddesi zaman olan müziğe dönelim. Doğaçlama’nın metodik bir yolu, bir kıstası ya da belli bir formülü/matematiği yoktur. Böyle bir şey yapmaya kalkışırsanız şekil değiştirerek yakalanmaktan kurtulan eski Yunan Tanrısı Proteus gibi sizden bir hamlede uzaklaştığını farkedersiniz. Kitapta da bunu hissediyosunuz ve yazarın elinde çekiç çivi ile doğaçlamayı sabit bir yere mıhlamak adına çabalıyışlarına ve vazgeçişlerine şahit oluyorsunuz. Doğaçlama fikrinden gittikçe uzaklaşan ve hassas zaman ölçer/biçer/bölerler ile donatılmış “modern” çağımızda hala doğaçlamaya değer veren azınlığın neler hissettiğini okuyabilmekten büyük keyif aldım.
DoğaçlamaDarek Bailey · Pan Yayıncılık · 20114 okunma
·
27 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.