9/10
·110 syf.··
2020 32. kitabı
Hepimizin kararlarımızda, eylemlerimizde zaman zaman yaşadığı ikilemleri; yaşadığımız çevrenin ahlaki normları gereği tereddüt bile etmeden, olanca rahatlığımızla gerçekleştirdiklerimiz karşısında dahi oluşabilecek "acaba?" ları tek bir karakterde toplayabilen bir başyapıt. Bu açıdan Meursault karakteri tüm insanların içinde yer alan "yabancıların" tamamını kendi icinde barındırıyor. Karşılaştığımız şeyler karşısında bizden beklenenin aksini yaptığımızda nasıl görüleceğimiz ve ne şekilde yaftalanacağımız vurucu bir şekilde anlatılıyor. Ailemizi huzur evlerine terk etmemeliyiz. Bir yakınımız öldüğünde ağlamalı ve derin bir yasa boğulmalıyız. Büyük bir aşka tutulmadan evlenmemeliyiz. Peki ya bunları yapmazsak? Ya da bunları yaparken içimizdeki yabancının dizginlerini sıkıca tutup kendimizi eylemlerimizin doğruluğuna, diğer insanları da bir yabancı olmadığımıza inandırmaya çalışıyorsak? Meursault karakterinde hepimizden bir parça var. Bazen yaptıkları bize çok uzak ve anlamsız geliyor. Çünkü o anlarda Meursault bizden başka bir insanın "yabancısına" hitap ediyor. Bu anlarda bizim yaptığımız şey ise bu anlamsızlığı yadırgayan mahkeme jürisinin rolünü üstlenmek. Yabancının idam kararı konusunda ise önceliğimiz suçlu olmasının kesinliğinden çok, tüm kişiliği ve yaşantısıyla ölümü hak etmesi. Pek çok eserin ardından insan boşluğa bakıp uzun düşüncelere dalabilir. Bu başyapıtın farkı sizi alıp tüm benliğinizle o boşluğa atması. Bir de tabii ne kadar doğru bir insanla kitap okuduğumu ve önerilerine sadık kalmam gerektiğini gösteriyor bana.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,3bin okunma
··
2 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.