·115 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Nisan 2020 01:24 Üzülerek ve utanarak söylemek istiyorum ki Mustafa Kutlu yazarının daha önce ne ismini duymuştum ne de kitaplarından haberim vardı. Karantina günlerinde sağlık bakanımızın açıklamalarında kendisini Tolstoy ile birlikte aynı cümlede kullanması ve kitaplarını tavsiye etmesine üzerine çok merak ettim. Kendi kendime ‘ bu adam kim ki böyle Tolstoy ile aynı cümlede yerini buluyor’ dedim kendi kendime. Araştırdım ettim sonra bir tane kitabını -bu kitabı- sipariş ettim. Pazar sabahı erkenden aldım elime kitabı başladım. Kitabı bırakmak istiyorum bırakamıyorum. Neden mi ?
Hani yazın sıcaklığında çölde yürürsünüz susuzluktan halüsinasyon görmeye başlarsınız ve en sonunda gerçekten suyu bulur canınız çıkana kadar içersiniz ya aynı durumu yaşadım. Canım çıkana kadar okudum ve pazartesine bağlayan gece yarısı bir buçukta bitirdim kitabı. Canım çıkana kadar okudum dedimse 114 sayfacık bir şey değil ama kitabı elime aldığım zaman hiç gözümü ayırmadan okudum o yüzden öyle demek istedim.
Kitapta Yeşilçam tadı aldım. Resmen izlediğim birkaç eski Yeşilçam dizilerinden sahneler gözümün önüne gelmiş gibiydi. Ki yazarın son sayfalarına yaklaşırken Hulusi Kentmen ustamızı anması hislerimin satırlara dökülmüş halini ortaya çıkarttı.
Kitapta Yaşar Kemal hissetim. Tabi bu benim şahsi düşüncem. Başkaları hisseder hissetmez bilemem ama ben sayfalarda o Anadolu’yu ilmek ilmek anlatması, kasabaları, evleri, insanları öyle güzel anlatmış ki Yaşar Kemal’i hissetmeme sebep oldu.
Yorumlara baktıktan ve inceledikten sonra bir de bu kitabın filminin çekildiğini öğrendim. Gecesine kitabını bitirip sabahın saat 10 unda hemen filminin başına oturdum. Kitaptaki kahramanları canlandıranlar öyle usta isimler ki
ve evet başrolu öyle bir isim ki -Kenan İmirzalıoğlu- hayran kalmamak elde değildi. Tabi bazı yerlerde kitabın dışına çıkılmış senaryo üzerinde değişiklik yapılmış ama öyle rahatsız edecek bir boyutta değildi benim için. Sözün özü
Kitabını okuyun ve filmini kesinlikle izleyin
Siz de bu tadı alın.