·138 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Nisan 2016 15:25 Öncelikle "Doğuya giden bir geminin güvertesinde batıya koşan insanlardık belki de!" sözünün ete kemiğe bürünmüş vaziyette takdim edildiğini söylesek hata etmiş olmayız.
Peyami Safa'nın kendine has üslubu ve eşsiz psikolojik tahlilleriyle, olayın başkahramanı Neriman üzerinden büyük bir karmaşa bütün dinamikleriyle ele alınıyor. Eserde iki farklı fikrin, medeniyetin ve kültürün mücadelesini görüyoruz. İnsanların bu mücadele içerisinde kendi benliklerini bulabilme çabasını yakından izleme fırsatı buluyoruz. Örselenmiş alaturka yaşamların, alafranga heveslerle çatıştığı bir ortamda genç hayatların zihni savruluşlarına şahit oluyoruz.
Tanzimat Dönemi’nden itibaren başlamış bulunan Batı sevdamız bu toprakların insanlarını aslında kendi benliğinden çok ötede bir noktaya ittiği su götürmez bir gerçektir. Günümüzde dahi çoğumuz Batı ile Doğu arasına sıkışmakta ve eserde de olduğu gibi kendi dünyevi arzuları yüzünden, doğrultusunu Batı’ya çevirmektedir. Yazar senelerdir bizler için bir çıkmaz olan bu konuyu bahsettiğimiz üzere iki karakter, iki semt ve bir hayat üzerinden ele alarak, bu durumun Türk aile yaşantısı üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor.