Gregor Samsa... Bir sabah uyanır ve böceğe dönüştüğünü görür. İlk başlarda bunun bir rüya olduğunu düşünür taa ki saate bakıp işe geç kaldığını öğrenene kadar. İşyerinden bir temsilci gelir, Samsa’nın işe neden gelmediğini öğrenmek için. Odasının kapısını açmayan Samsa, o ne derse desin cevap dahi vermez. O gittikten sonra ailesi bu gerçekle yüzleşir ve bundan sonra Gregor ile ailesi zor günler yaşamaya başlar. Kitabın vermek istediği mesajı anlamayanlar kitabı okurken sıkılabilir fakat mesajı anlayanlar ise 87 sayfalık bu kitabın aslında ne büyük zenginlik barındırdığını fark edecek.
Kafka; böcek metaforuyla insanın dışlanmışlığını, toplumun yozlaşmışlığını gözler önüne seriyor. Aslında o kadar doğru ki tüm bu anlatılanlar... Bizden farklı olana tahammül etmiyor ve onu dışlıyoruz. İnsanları menfaatimiz oldukça kullanıyor, işimiz bittikten sonra yüzüne dahi bakmıyoruz.
Gregor da tam olarak bunu yaşamış. Evine bakan Gregor, böceğe dönüştükten sonra kimsenin görmek istemeyeceği, tahammül edemeyeceği bir insan oluverir onlar için. Kitapta merdiven, pencere, tablo gibi detaylar da çaresizliği, kapana kısılmışlık hissini gösteriyor.
Kitabı okurken Gregor’a o kadar üzüldüm ki... Böyle bir son olsun istemezdim. Gerçi aksi takdirde mesaj verilemezdi.
Son zamanlarda biz de birer Gregor değil miyiz aslında?
Kitabı herkese tavsiye ediyorum, mutlaka okuyun