Puan vermedi·132 syf.··
2020 156. kitabı
Bu kitabı bana okumaya sevdalı, kitap kardeşim gönderdi. Roman dışı türleri de okumayı, öğrenmek adına severim. Bu kitapta her ne kadar bir konferans konuşma metni olsa da içinde verilen bilgiler, bildiklerimizi hatırlatması açısından benim için faydalı oldu. Kitap içeriğin anlatıldığı önsöz ile başlıyor, konferans metini olduğu için konferansta kaynak olarak kullanılan görsel belgesellerin bir bölümünün resimleri de var. Ben kitabı okurken bazı bölümlerdeki siyasi, dini yorumları, adı verilen kişilere yapılan eleştirileri tarafsız olarak, etkilenmeden okudum. Beni sadece gösterilen kaynakların doğruluğu, anlatılan teorinin içerdiği bilgiler ilgilendiriyor. ”Kadın Meselesi” der demez ne gelir aklımıza? İnsan gelir. Hepimiz insanız. Yarımız kadın, yarımız erkek. Kadın olmasa, erkek olmaz. Hani hep dedik ya; her şey zıddıyla birlikte vardır. Zıddı olmayan hiçbir şey yoktur doğada ve toplumda. Kadın Meselesi dedik mi hemen zıttı da aklımıza gelmeli. Yani ezen cinsiyet olan Erkek Meselesine bakmamız gerekir. Kısacası Kadın Sorununu tam anlamıyla kavrayabilmek için her iki cinsiyetin de sorununu gelmişiyle geçmişiyle, bugünüyle aydınlığa çıkarmamız gerekir. ( Arka kapak) Kadının ezilmesi, “ikinci kalite” cinsiyet yaklaşımıyla ezilmesi, insanlığın geçmişinde ve tüm ortaya çıktığı günlerde de var mıydı? Yoksa o zaman yoktu da sonra niye oldu? Niye böyle bir sorun çıktı ortaya? Yani kadının niye ezildiğini neden 2. sınıf vatandaşlık verildiğini kadının tarihte ki yerini anlatıyor, daha önce yapılmış belgeseller ve belgeler eşliğinde. Bir bölümde; “Bir Kadın Sorunu var. İyi de neden var? Bu soruyu sormamız gerekir, değil mi? Neden var? Buna en ilkin akla gelebilecek yanıt: Bu sorun, erkekler kadınları ezdiği için var.” Demiş yazar. Evet, haklıdır ama o kadar kısa değil bence; aslında erkek ezdiği kadar kadın artık ezilmeye isyan ettiği için sorun oluyor. Yoksa ezilmek kadının canına tak dedirtmese, kadın isyan etmese, ezilmeye devam etse bir sorun yok… Kaynak olarak gösterilen belgesellerin linkleri verilmiş; bu linklerden izleyerek de daha detaylı bilgi sahibi oluna bilir. Bir de CD var kitapla birlikte tabii bunu da izlemek lazım. Ben daha izlemedim; yorumu yetiştirebilmek adına en kısa zaman da izleyeceğim. Bir bölümde; “Mücadelenin amacı: Üreyim ve Üretim Savaşı” bölümünde: ‘Sağlıklı şekilde neslin devamı için en sağlıklı üyelerin çiftleşmesi, sadece bu üyeler aracılığı ile soyun devam ettirilmesi gerekir.’ Cümlesini okuyunca aklıma önce “Mendel ve bezelyeleri” sonra da Hitler ve Ari Irk fikri geldi. Tarihten günümüze gelişim ve toplum kurallarına değinilmiş. Bunlardan birkaç ana başlık verirsek: 1-Annelik içgüdüsü; tüm canlılarda evladını koruma. 2- Sağlıklı nesiller için sağlıklı bireyler çiftleşecek. 3-Sürüde ‘Lider’ olacak. Lider en sağlıklı- en güçlü olarak neslin devamı için tüm dişilerle olacak ( harem). Dişi liderden başka erkekle olamaz. Ama 3-4 senede bir lider yaşlandıkça yeni lider / genç erkek gelir. Yeni lider tüm bebekleri öldürür, kendi nesli için. Anneler buna isyan eder ve evlatlarını kurtarmak için ‘Liderlik’ sistemine başkaldırır. “Sadece liderle beraber olunur” kuralını yıkar. Sonra dişi beğendiği erkeklerle olur. Sürü kuralları değişir. 4-Yüzyıllar geçip, aksaklıklar ortaya çıktıkça sürüye yeni kurallar konuyor: ‘ Baba birey kızıyla çiftleşemez.’ 5-Düşüncelerimizin kaynağı toplumdu. Kişiyle toplum sürekli ilişki- çelişki içindedir. İnsan olmadan toplum olmaz, toplum olmadan insan olmaz. Belirleyici olan toplumdur. 6-İnsanlık primattan Homo Sapiens’e dönerken evrim sürecinde her gelişmede, basamak çıktığında yeni kural geliyor. Buda genelde önceki kuralı yıktığı için ilk kurala uyuyor yani “Zıtlık kuralı; her şey zıddıyla vardır.” Cinsel serbesti den zıddına dönüldü; erkek birey annesi ve kızı ile dişi birey babası ve oğlu ile hatta bir üst nesil büyük anne ve büyük baba / torun arası cinsel birleşme olmuyor. Konuşma metni olduğu, belgesel görüntüleri ile desteklendiği, gelişim aynı anda tarihsel, fiziki, coğrafi, toplumsal gibi değişik açılardan ele alındığı için bende yorumumu yazarken sıçramalar oluyor ister istemez, kusura bakmayın. Metinden çıkan birkaç sonuç başlığı: 1-Herakletios;”Pana Rei” diyor “ Her şey akıyor, değişiyor.” 2- Her değişim, zıtların çarpışmasıyla ve ortaya yeni bir sentezin çıkmasıyla olur. 3-Her şey zıddıyla bir arada olduğu için bu zıtlıklar süreç içinde zorunlu olarak birbirleriyle çarpışır ve yeni bir sentez oluşturur. 4-Hiçbir şey bir anda olmaz. Her şey az ya da çok, uzun ya da kısa bir sürecin ürünüdür. 5-Mücadelenin amacı: Üreyim ve Üretim savaşı 6-Toplumsal örgütlenme üretici güçleri yaratır. 7-Orta Barbarlık Konağına kadar toplumu yöneten kadındır. 8- Yedi sanatında ilham kaynağı kadındır. 9-Maddi zenginlik, çapul savaşları ve etkinliğini kaybeden kadın… Tanrıçalar yerine erkek tanrılar… 10-Mitolojilerde kadının alta düşürülme süreci 11-Tarih boyunca erkek hiçbir dönemde tek eşli olmamıştır 12-Günümüzde kadının ezilmesinin enstrümanları: ekonomik eşitsizlikler, gelenekler, dinler, töreler, yasalar… Bu ana başlıklar altında konuların açıklamaları var.
KadınNurullah Ankut · Derleniş Yayınları · 201621 okunma
··
200 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.