Bu kitabı bana okumaya sevdalı, kitap kardeşim gönderdi. Roman dışı türleri de okumayı, öğrenmek adına severim. Bu kitapta her ne kadar bir konferans konuşma metni olsa da içinde verilen bilgiler, bildiklerimizi hatırlatması açısından benim için faydalı oldu.
Kitap içeriğin anlatıldığı önsöz ile başlıyor, konferans metini olduğu için konferansta kaynak olarak kullanılan görsel belgesellerin bir bölümünün resimleri de var. Ben kitabı okurken bazı bölümlerdeki siyasi, dini yorumları, adı verilen kişilere yapılan eleştirileri tarafsız olarak, etkilenmeden okudum. Beni sadece gösterilen kaynakların doğruluğu, anlatılan teorinin içerdiği bilgiler ilgilendiriyor.
”Kadın Meselesi” der demez ne gelir aklımıza? İnsan gelir. Hepimiz insanız. Yarımız kadın, yarımız erkek. Kadın olmasa, erkek olmaz. Hani hep dedik ya; her şey zıddıyla birlikte vardır. Zıddı olmayan hiçbir şey yoktur doğada ve toplumda. Kadın Meselesi dedik mi hemen zıttı da aklımıza gelmeli. Yani ezen cinsiyet olan Erkek Meselesine bakmamız gerekir. Kısacası Kadın Sorununu tam anlamıyla kavrayabilmek için her iki cinsiyetin de sorununu gelmişiyle geçmişiyle, bugünüyle aydınlığa çıkarmamız gerekir. ( Arka kapak)
Kadının ezilmesi, “ikinci kalite” cinsiyet yaklaşımıyla ezilmesi, insanlığın geçmişinde ve tüm ortaya çıktığı günlerde de var mıydı? Yoksa o zaman yoktu da sonra niye oldu? Niye böyle bir sorun çıktı ortaya? Yani kadının niye ezildiğini neden 2. sınıf vatandaşlık verildiğini kadının tarihte ki yerini anlatıyor, daha önce yapılmış belgeseller ve belgeler eşliğinde.
Bir bölümde; “Bir Kadın Sorunu var. İyi de neden var? Bu soruyu sormamız gerekir, değil mi? Neden var? Buna en ilkin akla gelebilecek yanıt: Bu sorun, erkekler kadınları ezdiği için var.” Demiş yazar. Evet, haklıdır ama o kadar kısa değil