Nurullah Ankut

Nurullah Ankut

9.8/10
81 Kişi
·
87
Okunma
·
10
Beğeni
·
747
Gösterim
Adı:
Nurullah Ankut
Unvan:
Yazar, Öğretmen, Politikacı
Doğum:
Konya, 8 Ekim 1945
Nurullah Ankut (d. 8 Ekim 1945, Konya), komünist eylemci, siyasi parti genel başkanı, emekli öğretmen, yazar. 15 Haziran 2005 tarihinden beri Halkın Kurtuluş Partisi genel başkanlığını sürdürmektedir.
Bz Laikliği savunuyoruz. Herkes nasıl inanırsa inanır. Kimse ona karışmaz. İbadetini nasıl yaparsa yapar. Hiç de yapmaz, hiçbir inancı da olmaz. Günde 40 defa da namaz kılar, bin rekât da namaz kılar. Yılın isterse 365 günü oruç tutar, isterse hiç oruçla namazla işi olmaz. Herkesin kendisini ilgilendirir o iş. Devlet bu işlere karışmaz. Hukuk, insanlığın ortak vicdanına, ortak değerlerine uygun olarak oluşturulur. İnsanlığın ortak değerleri var. Toplumsal düzen insanlığın bu ortak değerlerini esas alarak düzenlenir. Ve eğitim de, bilimin ve ortak insanlık kültürünün değerlerine uygun olarak programlanır Laik bir Cumhuriyette.

Ve tabiî gerçek devrimciler olarak biz, Uluslararası Proletarya Hareketinin ve Demokratizmin değerlerini, kültürünü bu insanlık değerlerinin en gelişkini ve en üstünü olarak görürüz, kabul ederiz. Ve devrimci demokratik iktidarımızda da ona uygun bir eğitim, kültür, sanat, hukuk vb.programları uygularız.

Ama sen mezhepler temelinde böldün, ona göre oluşturdun mu insanların dünya görüşlerini, ruhiyatlarını, değeryargılarını, onları birbirine ömür boyu düşman edersin. Hepsibirbirini kâfir sayar. Bırakalım mezhepleri, tarikatlar bile birbirini kâfir sayıyor. Öyle değil mi? Bunun sonu gelmez...

Her tarikatın kendine göre bir şeriatı var. IŞİD’in kadınabakışı farklı, Suudi’nin farklı, Tayyipgiller’in farklı.

Bunun hangisi Müslüman?

IŞİD’e göre hepsi kâfir.

O yüzden din ve inanç sorununun biricik insani çözümü Laikliktir.
Nurullah Ankut
Derleniş Yayınları
Biz çok gördük böyle zulümleri.

Bir zamanların Askeri Mahkemelerinin Savcıları da aynen şöyle diyordu, bizi sözümona yargılarken:

“Kıvılcımlı için delil arayacak kadar saafdil değilim...”

Ve basıyordu 15 yıllık cezayı.

Bir kısmı, 146/1’den, idamla yargılıyordu, Kıvılcımlı’yı, 12 Mart Faşist Diktatörlüğünün Askeri Mahkemeleri gibi.

Bizi de 12 Eylül Faşist Diktatörlüğünün mahkemeleri yargıladı, 146/1’den, idamla... Bizi de işkencelerden geçirdi, faşist cellâtlar. Bıyıklarımızı yoldu demetiyle. Hayâ torbalarımızı tekmeledi, sapık, işkenceci faşistler.

Her türden insanlık dışı işkenceyi uyguladılar, bize ve yoldaşlarımıza. Ama, onlar yok olup gitti. Üstelik de geride iğrenç birer leş bırakarak. Lanetli bir ad bırakarak...

Ama biz, 1920’den beri varız. Önderimiz Kıvılcımlı, Mustafa Kemal Samsun’a çıkarken, Ege’deki işgalci emperyalistlerin maşası düşmana karşı savaşmak üzere Ege’ye çıkar. Katılır Yörük Ali Efe’nin çetesine. 17 yaşında olmasına rağmen, savaştaki ustalığı sayesinde, Köyceğiz Kuvayimilliye Askeri Komutanlığına kadar yükselir.

Bizlerin Tarihi, hep şeref dolu sayfalarla ve onurla yüklüdür. Kuşaktan kuşağa bu geleneği aktarıyoruz biz. Biz, en yüce insani değerler, ahlâki ve vicdani değerler demekiz. Biz, ustasıyız vatanı ve halkı sevmenin. Er geç halkımızla birlikte kurtaracağız bu güzel ülkemizi.

Sizleri, efendiniz ABD Emperyalist haydutlarıyla birlikte yenilgiye uğratacağız. Son bulacak ihanet ve zulümleriniz. Çelik bilezikle tanışacak ve emri, sadece hukuktan ve insani vicdanından alan, bağımsız mahkemeler karşısında bulacaksınız kendinizi. Bundan asla kaçışınız olmayacak.

Korkuyorsun Tayyip! Korkuyorsunuz... Biliyorsunuz tüm suçlarınızı, en ince ayrıntılarına kadar.

Ne diyordu şairimiz Nazım:

“Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanın korkusu.”
Nurullah Ankut
Sayfa 213 - Derleniş Yayınları
BOP Eşbaşkanı’na,
18 adamızı Yunanistan’a peşkeş çekenlere,
Irak’ta Müslüman kadınların ırzına geçen Amerikan
conileri için dua edenlere,
Hırsızlar İmparatorluğuna,
Ve Kaçak Saraylı Caligula’ya,
Hayır!
Yıkılacaksınız!
Çelik bilezikle tanışacaksınız!

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

3 Mart 2017
Nurullah Ankut
Sayfa 225 - Derleniş Yayınları
...aslında bütün savaşlarda iki cephe savaşır. Mesela, bugünkü Ortadoğu’da ve özellikle de Suriye’de yoğunlaşmış bulunan savaşa bakalım: Burada, bir Emperyalistler Cephesi vardır. Amaçları ise, hep söylediğimiz gibi, BOP çerçevesinde Ortadoğu’yu kendi çıkarlarına en uygun düşecek biçimde yeniden şekillendirmektir.

Bu cephenin özgücü ABD Emperyalistleri ve AB Emperyalistleridir. Yedek güçleriyse, Siyonist İsrail’dir. Trump’ın deyişiyle; “ABD’nin dünyadaki tek stratejik müttefiki”dir, İsrail. Suudi Arabistan’dır, Katar’dır, Kuveyt’tir, Birleşik Arap Emirlikleri’dir, Türkiye’dir. Ve ayrıca da bölgedeki kara gücü olarak kullandığı PKK PYD-YPG’dir. Barzanistan’dır. Ve de dünyanın her yerinden devşirip, ezici çoğunluğunu Türkiye üzerinden Suriye’ye geçirdiği meczuplaştırılmış, insanlıktan çıkarılmış, canavarlaştırılmış, Ortaçağcı bir din devleti kurmayı amaçlayan cihatçılardır.

Demek ki, Emperyalizm Cephesinin-Karşıdevrim Cephesinin, Amerikancı Cephenin öz ve yedek güçlerini oluşturan unsurlar bunlardır.

Bunlar kiminle savaşmaktadır?

Ya da kime karşı savaşmaktadır?

Bölgede ülkesini, vatanını ve halkını savunan Beşşar Esad liderliğindeki Suriye’nin meşru Baas İktidarı’na karşı savaşmaktadır. Demek ki, Antiemperyalist Cephenin özgücü de Beşşar Esad ve meşru Baas Rejimi’dir.

Yedek güçleri ise, İran’dır, Hasan Nasrallah liderliğindeki Lübnan Hizbullahı’dır, Rusya’dır ve Çin’dir. Ve bir de, Türkiye’nin de dahil olduğu Ortadoğu Halklarının antiemperyalist, devrimci, demokrat güçleridir.
Nurullah Ankut
Sayfa 39 - Derleniş Yayınları
Ey ihanetlerin, muhbirliklerin, düzenbazlıkların, vurgunların, katliamların arkadan dolaşan bıçakları!

Ey yiğitçe, dürüstçe, mertçe konuşmaların, yüzleşmelerin, hesaplaşmaların
kaçakları!

Sanmayın ki yaptıklarınız yanınıza kalacak! Tüm ihanetlerinizin hesabını bir bir vereceksiniz! Bundan kurtuluşunuz yok.

Aklınızda mıh gibi tutun bunu.

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!
Nurullah Ankut
Sayfa 121 - Derleniş Yayınları
Parti binalarımızın tamamının dış cephelerinde, 8’inci Yüzyılda yaşamış büyük İslam Âlimi Abdullah Bin Mübarek’in altın değerindeki şu sözünün yazılı olduğu pankart asılıdır:

“İnsanların en alçağı, din kisvesi altında dünya menfaati sağlayandır!”

Bu sözü kim üstüne alınıp rahatsız oldu dersiniz?

Sizin de şu an hemen aklınıza geliveren malum şahıs.

AKP’nin Kaçak ve de Haram Saray’da mukim Büyük Patronu.
Nurullah Ankut
Sayfa 125 - Derleniş Yayınları
Zalimler, her geçen gün biraz daha zayıflayacaklar ve halkımız her geçen gün biraz daha uyanışa erecek. Ve bunun sonunda Şanlı Gezi İsyanı’mızın on katı, yüz katı isyanlar ortaya koyacağız biz ve o isyanlarla bu vurguncuların, bu hainler takımının tamamı devrilip yok olup gidecekler. Bunların ekonomik ve siyasi varlıkları tümüyle yok olacak. Gelecek mutlaka bizim, yoldaşlar
Nurullah Ankut
Sayfa 140 - Derleniş Yayınları
Ne diyor Âlim?

Din, dünya menfaati sağlamaya aracı kılınamaz. Din, ancak Allah’ın rızasını almaya vesile olur. Dinin amacı ahlâklı, dürüst, özü sözü bir, güvenilir insan olmayı sağlamaktır.

Tabiî bu deyiş Büyük Reis ve avanesine hakaret, hatta küfür gibi gelir. Çünkü onlarınki gerçek Müslümanlık değil. Kur’an’da ayet ayet ortaya konan, Hz. Muhammed ve Dört Halifenin yaşayışlarıyla örneklik ettikleri İslam değil. Onlarınki Muaviye-Yezid İslamı. Bugünün deyişiyle Amerikan İslamı, CIA İslamı. Yani içi boşaltılmış, özü alınmış, kuru bir kabuğa çevrilmiş ve tersyüz edilmiş İslam.
Nurullah Ankut
Sayfa 125 - Derleniş Yayınları
HDP yöneticileri ABD’nin, NATO’nun, BM’nin doğrudan meseleyi ele almasını ve çözümde arabulucu hakem olmasını talep etmektedir.

Hem de defalarca...

Demirtaş başkanlığındaki HDP Heyeti ‘ABD’den Suriye için bize rol vermesini istedik’ diye açıkça açıklamalar yapabilmektedir.

Yine aynı Demirtaş, TC tarihindeki en yaygın, en kitlesel, en demokratik, en insancıl, en doğacı, en hayvansever ve devrimci bir halk hareketi, ayaklanma ve halk isyanı olan Taksim Gezi İsyanı’nı bile ‘Buradan bir darbe çıkarmak isteyenlerle birlikte olmayız biz’ diyerek, karalamaya, mahkûm etmeye çalışmıştır. HDP, bu şanlı isyanımıza sadece katılmamakla kalmamış, ona çamur atmaya da kalkışmıştır. Yukarıda söylenenler tam da Tayyip’in söyledikleriyle benzerdir. Hatta aynıdır.

Demirtaş, bu direnişimizle verdiğimiz on civarındaki gencecik, masum şehitlerimize, fidanlarımıza da kara çalmış olmaktadır.

Tam da Tayyip gibi…

Ortak paydaları hep aynıdır. Meclis’teki burjuva partileri Amerikancılıkta hacının hacıyı Mekke’de bulduğu gibi birbirlerini bulmakta, anlaşmaktadırlar.”
Nurullah Ankut
Sayfa 68 - Derleniş Yayınları
Kürtçü geçinen HDP’nin genç ve yakışıklı eşbaşkanı ise zaten açıktan Amerikancıdır. Gizlemez o kendini. NATO’yu, ABD’yi, Birleşmiş Milletler’i Türkiye’ye çağırır. Gelin Türkiye’yi de Irak gibi, Suriye gibi yapalım. Sizin de istediğiniz Amerikancı Kürt Devleti’ni kuralım, der. Ve o da medya ordusunu peşine takarak Cuma namazlarına başlar artık. IŞİD’le aynı anlayıştaki Şeyh Sait ve Said-i Nursi anmaları tertipler. Şeyhlerin ellerini öper.
Nurullah Ankut
Sayfa 128 - Derleniş Yayınları
2007-2012 yılları arasında, Kürt şovenist hareketine yaranmak adına, Türkiye yurtseverliğini anti-şovenist temelde savunan proletarya sosyalistlerine sistematik saldırılar uygulayan, bugün HDP'de yer alan hareketlerin hikayesi bu kitapta. Özellikle Figen Yüksekdağ'ın örgütlü olduğu ESP'nin saldırıları geniş yer tutmakta. Bugün HDP (eskiden BDP) adlı hareketin nasıl bir sol, devrim düşmanı olduğu da bu kitapta anlaşılabilir.
Hiç aklınıza 68 kuşağının neden başarısız olduğu geldi mi? İşte bu konu üzerine bir eleştiri ve özeleştiri gerçekleştiriyor Nurullah Ankut... THKO, THKP/C ve TİİKP örgütlerinin 1970'lerde grup olarak ortaya çıkışı ve sonrasında gelinen süreç, bir film gibi anlatılıyor ve çıkarılan dersler üzerinden genç devrimcilere önerilerde, uyarılarda bulunuluyor.
Türkiye'de detaylı bir ÇKP takipçisi Türkiye partileri eleştirisi yoktur. ÇKP takipçisi hareketlerin önderlerinin, Türkiye'nin özgün devrimci önderi Hikmet Kıvılcımlı'ya karşı olan karalama hareketlerini teşhir eden bu kısa kitap, ayrıca ÇKP takipçisi hareketlerin Türkiye'deki hatalarını da eleştiriyor ve aynı şekilde İbrahim Kaypakkaya'da, pratikteki direncinin hakkı teslim edilerek eleştiriliyor.
Halkın Kurtuluş Partisi Birinci Olağan Genel Kurulu konuşmalarından oluşan kitap, devrimcilere örnek olabilecek önderlerin yaşamlarından çeşitli kesitler sunarak yön gösteriyor.
Bugün adı sahte Vatan Partisi olan Doğu Perinçek ve ekibinin siyasi dönüşleri dikkatinizi çekiyordur. Peki kaç defa döndüler? Bir, iki, üç? İşte bu kitap, bir hareketin siyasi tarihi boyunca gerçekleşen değişiklikleri ve halkı kandırışını ortaya koyuyor.
Türkiye'de iktidarı AB-D emperyalizmi desteği ile ele geçiren Tayyipgiller çetesinin hikayesini anlatmakta kitap. Ancak hikaye, sanıldığı kadar kısa değil. Bu çetenin üye olduğu tefeci-bezirgan zümrenin tarihsel gelişimini de anlatıyor aynı zamanda kitap. Bundan dolayı din, sosyoloji, ekonomi, felsefe gibi alanları da içine alarak çok önemli tespitler bilince çıkartılıyor.
Yeni CHP tanımını artık herkes biliyor. Kısaca Y-CHP'yi eleştiren, teşhir eden bir kitap konusunda kısır bir dönemden geçerken, bu kısa ama öz kitap Y-CHP'yi CHP'ye oy veren insanlarımıza teşhir ederek görevini yerine getirmekte.
15 Temmuz'un iki işbirlikçi gücün hesaplaşması olduğunu netçe ortaya koymuş Nurullah Başkan. FETÖ zindanda, fikirleri iktidarda. Ayrıca meclisteki diğer partiler de kitapta teşhir ediliyor. Yenikapı ruhunun biat ruhu olduğu ortaya konuluyor.
Devrimcilikte tabu kurum, tabu kişi yoktur. Kontrgerilla tarafından katledilen aydın Uğur Mumcu da bu eleştirilerden hariç tutulamazdı. 12 Eylül faşizmi sonrasında aydınlar arasında başlayan 12 Eylül sevgisine yönelik en sert, en çarpıcı eleştirileri yapan Devrimci Derleniş çevresi, bunu görev bildi. Belki bu eleştiriler olmasa, Uğur Mumcu bugünün Doğu Perinçek'i olarak anılacak ve bilimsel sosyalizmi araştırmaya girişmeyecekti. Bu bakımdan diyalektik materyalist eleştiri türlerinin önemli örneklerindendir kitap.
Bugün Halkların Demokratik Partisi içinde yer alan SODAP ve TÖP-G hareketlerinin öncüllerinin eleştirisidir kitap. Hikmet Kıvılcımlı takipçisi olduğunu söyleyip, Hikmet Kıvılcımlı'nın "Anarşi Yok, Büyük Derleniş" ilkesine ihanet eden bu grupların daha sonraki süreçlerde nasıl bir yol çizdiği de anlatılıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nurullah Ankut
Unvan:
Yazar, Öğretmen, Politikacı
Doğum:
Konya, 8 Ekim 1945
Nurullah Ankut (d. 8 Ekim 1945, Konya), komünist eylemci, siyasi parti genel başkanı, emekli öğretmen, yazar. 15 Haziran 2005 tarihinden beri Halkın Kurtuluş Partisi genel başkanlığını sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 87 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 174 okur okuyacak.