Gönderi

Satranç : Stefan Zweig’in SON(U) Eseri
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2020 05:43
Bu uluslararası bestseller eserin bir anlamı var herkes için. Zweig bu eserini Petrepolis’te yazdı. Bu şaheserde, II. Dünya Savaşı’nın yol açtığı insan kıyımında ruhsal baskılara maruz kalan bir insanın duygularını, tepkilerin anlattı. Satrancı bilirsiniz. Karelerle dolu bir tahta parçasında 2 düzine taşla oynanan, bir zeka ve mantık savaşı da diyebiliriz. Aslında Zweig’in bu kitabı ne bir satranç anlatıcı ne de oyun sevgisi aşılayıcıdır. Tam aksine o, bu tahtaya nasyonel sosyalizmin bir avukata, evet burada bana da dokundu, bir avukata çektirdiklerini anlatır. Dr. B. der bu zeki ama amatör insana. Kitabın en ölümcül sözlerinden biri şu: ! Yeryüzünde hiçbir şey insanın ruhuna hiçlik kadar baskı yapmaz. ‘ Eziyet edildiği odasında çaldığı bir kitapla bu kadar bağlanır satranca, Dr. B. Dış dünyadan tamamen kopmuştur. Boyuttan ve zamandan tamamen soyutlanarak. Bu eserden anladığım bir başka ders de, bir şeyde olağanüstü iyi olmak için yalnız kalmak ve sade bir yaşamla tüm dikkatini ona vermek aslında. Bunu İst. Hukuk Fakültesinde okuyanlar iyi bilir gerçi. Bir ticaret hukuku finali için az sabahlamamıştır zira, sessiz sakin en köşede bir kütüphane masasında. Zweig ve Dr. B. birbirine çok benzerler aslında. Eziyetler içinde elde edilen üstün yetenekler. Biri satranç biri biyografi ve edebiyatta. Czentoviç gibi ukala ve kibirli insanlar hayatta daima var olacak ve karşımızda duracaklar. Belki biz de Dr. B. gibi çok sağlam darbeler vuracağız. Belki kendimizi test edecek, gerçekliğimizi arayacağız. Ama bu denklemde sarsılmaz ve değişmez bir bilinmeyen varsa o da asla pes etmemek ve nasyonel sosyalist veya Czentovic yahut adı her ne olursa olsun teslim olmamak. Ancak bu malesef her zaman olmuyor. Zira bu eser Zweig’ın da sonu oldu. 22 Şubat 1942‘de Rio de Janeiro‘nun Petrópolis kentindeki evinde, karısı Lotte ile birlikte uyku hapları içerek intihar etti. Buna Hitler‘’in dünya düzenini kalıcı sanmasının verdiği karamsarlığın yanı sıra, kendi dünyasının asla bir daha var olmayacağı düşüncesi neden oldu. İşte Zweig’ın sonu olan bu şaheserden gayrı bize öğrettiği bir şey daha var. Hitler’ler bir gün mutlaka yenilirler. Sen pes etme yeter ki. Zira kaderin cilvesine bakınız, birkaç yıl sonra nasyonel sosyalistlerin baş lideri Hitler de intihar edecekti . Tarihte bu yanılgıya düşen çok yazar var. Mesela’Dünya’ya Yön Veren En Etkin 100′ adlı eserinde Michael Hart’da aynı yanılgıya düşmüş ve SSCB’nin komünist rejimini 40 yıldan aşağı yıkılmayacağını düşünerek ilk sıralara koymuştu ki daha 10 yıl geçmeden tüm komünist rejim yıkıldı. Bir sonraki basımda hepsini gerilere attı ve yanılgısını itiraf etti. İşte sayın okuyucum, bana kalırsa Sicilya başlangıcını bilmesen de amatörce bu satranç tahtasına benzer ömründe bazı şeylerin hep aynı kalmayacağını bil isterim. Olağanüstü yeteneklerinizin farkına varmak için asla vazgeçmemek yeter. Bu reçete bu kadar kısa olsa da galaksi kelimesinin içine sığan milyarlarca gök cisminin sığması kadar ağır bir ilaç ve o kadar da etkili. Unutmayın, satrancınız (yani hayatınız) başkalarının hamleleriyle değil ancak siz vazgeçince tam olarak sona erer. Tabi kaderin cilvesi başka. Kitabın sonunda ise Czentovic ile satranç oynamayı kabul eden Dr. B., ilk eli kazansa da ikinci el sırasında heyecanlanarak sinir krizi geçirir ve oyunu bırakır. Ve Czentovic : “Yazık,” dedi ukalaca. “Hamle o kadar da kötü düşünülmemişti. Aslında amatör olduğu düşünülürse, olağanüstü yetenekli bu bey.”
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 2016279,2bin okunma
·
11 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.