Gönderi

Suç ve Ceza Romanı hukuk hakkında bize ne anlatıyor ?
9/10
·716 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2020 05:45
Öncelikle merhabalar. Bu romanı okuyanlarımız ve okumayanlarımız olacacğını düşünerek kısaca kitabın konusundan bahsetmek gerekirse, bu şaheser, Rodion Romanoviç Raskolnikov adındaki bir gencin işlediği çifte cinayet üzerine yaşadıklarını konu alıyor. Raskolnikov, bir yandan hukuk öğrenimi görürken diğer yandan yoksullukla boğuşan bir genç. Para ihtiyacını ise tefeci bir kadına eşyalarını bırakarak karşılıyor. Yoksulluğuna çare bulamadığı gibi tefeciden yakasını da kurtaramayan Raskolnikov, bu kadının toplumun iyiliği için ölmesi gerektiğini düşünmeye başlıyor. Aslında romanın hukuka ilişkin en can alıcı noktası da tam olarak bu. Yoksa iki ana karakterimizin hukuk öğrencisi olması değil bu filizlenen görüşün hukuk ve insan ilişkileri üzerindeki etkisi ile alakalı. Romanın en can alıcı noktası, bir diğer karakterimiz olan savcı beyin, ana karakterimiz Rodion’un hukuk fakültesinde yazdığı bir makaleyi okuyup aslında bu cinayeti neden işlediğini anlamasıdır. Nitekim gerçekten de Rodion bu cinayeti, tefeci kadının toplumda insanların kanını emen bir yarasa olarak gördüğü ve böyle bir insanı öldürmenin ise cinayet olmayacağını düşünmektedir. Ne var ki hukuk sisteminin en üstün tuttuğu hak yaşama hakkı olduğu gerçeğini bilmesine rağmen bu cinayetleri işler. İşte bana göre bir hikayeyi kaliteli yapan en önemli unsur yani tezatlık da tam burada başlar. Yaşam hakkı ile tefecinin yaşam hakkı arasındaki tezatlık.. Bir paradoks gibi görünse de aslında tefeci kadını öldürmek de kasten öldürme suçundan başkası değildir. Olsa olsa romandaki gibi indirim sebepleri uygulanır o kadar. Kahramanımız Rodion ve bana en çarpıcı gelen bir başka karakter Svidrigailov da bir ikilem ve kendileriyle çatışma içindedirler. O zamanın Sovyetlerini çok iyi ortaya koysa da bu eser aynı zamanda kanunnamelerin ve anayasaların insanın iç dünyasıyla yakından ilgili olduğunu da ortaya koyar bir yandan. Suç ve Ceza romanındaki şu Svidrigailov karakteri de çok ilginç adamdır vesselam. Dunya’yı çok sever, hatta onun için ölmeyi seçecek kadar. Bir yandan da kendi evinde hizmetçi olan bu güzel kıza sarkıntılık etmekten de geri duramaz. Alın size bir başka tezat. İnsan sevdiği kadını taciz eder mi ? Hoş gerçi sözde avukat beyfendi de (romanımızda Dunya’nın nişanlısı) zavallı fakir bir kızcağıza herkesin içinde iftira atar. Adaletin sarsılmaz savunucusu olan avukatın böyle bir alçaklığı müracaat etmesi de gene Dostoyevski’nin romanındaki tezatlıkları gün yüzüne vurur. Son olarak bahsetmem gereken şey şudur. Kusurlu olan hukuk sistemleri veya bunların uygulayıcıları hatta tali veya kurucu iktidar değildir. Kusurlu olan, tüm zıtlıklarıyla iradesini gerek paraya(tefeci kadın) gerek makama(iftiracıavukat) gerek şehvetine(Svidrigailov) tercih edip kendini zavallı duruma düşüren insandır. İspat mı istiyorsunuz ; o tefeci kadının kafası ikiye yarıldı, o avukat iftira attığı anlaşılınca herkesin ortasında rezil oldu, Svidrigailov ise kendini öldürdü. İşte sevgili okurum, demem o ki, tezatlıkların aşılmaz zirvesinden şöyle bir bakarsan, Suç ve Ceza’nın ne anlatmak istediğini anlarsın. Suçlunun cezası belki de suçu işlemesinden başka birşey değildir. En tehlikeli ve acı veren hapishane ise insandaki şu altı harfte gizlidir : V-İ-C-D-A-N.
Hukuk
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 2018194,1bin okunma
··
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.