Günün eseri: "CEZMİ"
İstisnasız herkesin aşina olduğu bir eser... Edebiyat derslerinden bildiğimiz, ilk tarihi roman klişesinin muhatabı...
Kimilerinin adını duyduğu, kimilerinin ise "belki" özetini okuduğu ve ne yazık ki, çoğunluğun maalesef okumaktan beri olduğu, tozlu raflarda unutulmuş -tabiri caizse yetim bırakılmış- muhteşem bir eser...
"Vatan Şairi" Namık Kemal'in kaleminden süzülmüş, roman tekniği bakımından bir kusur sayılabilecek şekilde -ki, ben buna katılmıyorum- giriş bölümünde dünya ve Osmanlı tarihi hakkında bilgiler veren, 16. yüzyılın puslu atmosferinde yaşayan mert, bir o kadar da şairane bir ruhun hikâyesi...
Gerek dönem tasviri, gerek karakter tahlilleri, gerekse de içerdiği bilgi birikimi açısından türünün nefis bir örneği ile karşı karşıyayız...
Devlet, hizmet, liyakât ve makam gibi kavramlara yüklediği anlam, cesaret, feraset ve sadakat gibi erdemlere kattığı mana, savaş nedir? Gerekli midir? Zalim kime denir? Mazlum kimdir? gibi sorulara verdiği cevaplarla sizi derin düşüncelere sevkedecek, kendinizi soluksuz bir maceranın içinde bulacaksınız...
Dahası, Efresyab'ı, Rüstem'i ve efsanelere konu olmuş nicelerini kıskandıracak kadar maharetli, Fuzulî'ye nazire yazacak kadar yürekli bir adamın (Cezmi) onurlu mücadelesine şahitlik edeceksiniz...
Öte yandan, Osmanlı'ya tabi Kırım Hanlığı'nın İran seferine katılıp esir düşen, yakışıklı ve mert şehzadesi Adil Giray'ın, İran şahının kız kardeşi güzeller güzeli Perihan ile alevlenen aşkına ve Adil Giray'ı kimselere yar etmek istemeyen Şehriyar'ın (şahın karısı) ölümcül nefretine tanıklık edecek, entrikalarla dolu İran sarayının karanlık koridorlarında gerilimin doruklarına ulaşacaksınız...
Keyifli okumalar...