Puan vermedi·330 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Nisan 2020 15:23 ***Zülfü Livaneli nin okuduğum ikinci romanı. İlk olarak Serenad ı okumuştum ve Livaneli' nin kalemine hayran kaldım. Daha sonra da bu romanı okudum ve beni daha da fazla etkiledi. Kitap, polisiye ve ask romanı tarzında yazılmış. Boş vaktiniz varsa bir çırpıda bitirebileceginiz bir kitap. Her bölümü merak uyandırarak sona eriyor ve bir sonraki bölümü okuyup kafanızdaki soru işaretinin cevabını bulmak istiyorsunuz.
***Romandaki kahramanları tahlil;
-Ahmet Arslan: Emekli olup Istanbul' da sakin bir yer olan Karadeniz kıyısında bulunan Podima adındaki kasabaya yerleşen bir mühendis.
-Mehmet Arslan: Ahmet in ikiz kardeşi. Kardeşi gibi o da mühendis. Ancak bunu Ahmet söylüyor -tabiki de kitabın sonunda olayların hiç de böyle olmadığını göreceksiniz.-
-Arzu Kahraman: Podimada cinayete kurban giden bayan. Ahmet in komşusu
-Ali Kahraman: Arzu nun kendisinden yaşca büyük olan eşi
-Gazeteci kız: Arzu cinayetini araştırmak için Podimaya gelen ve Ahmet ile tanışan gazete muhabiri
-Hatice Hanim: Ahmet in evine haftada 3 kere temizliğe gelen yardımcı bayan
-Muharrem: Hatice nin bilişsel engelli oğlu( Daha sonra bu çocuğun akraba evliliği sonucu böyle olduğunu ogreniyoruz)
-Svetlana Krumova: Arzu ve Ali nin evinde çalışan yardımcıları
-Olga: Mehmet 'in Borisov da aşık olduğu kız
-Oksana: Olga nin kiz kardesi
-Ludmilla: Rusyadaki ENKA sirketinin tercumanı
***Romanı fazlaca anlatmak yanlış olur. Kısaca bahsetmek gerekirse Ahmet Arslan, 10 yaşındayken annesini ve babasını trafik kazasında kaybeder ve ikiz kardeşi Mehmet ile dedesinin ve anneannesinin yanında yaşamaya başlarlar. Biri inşaat diğeri ise elektrik mühendisi olur. Rusyada calismaya giderler. Orada hayatlarını karartan acı bir hikaye yasarlar. Daha sonra Ahmet, emekli olur ve Podima ya yerleşir. Çok değişik bir kişiliği vardır. Kitabın basında Ahmet' te bir farklılık, hastalık olduğunu anlıyorsunuz zaten. Sürekli sabah uyandığında mor tavşanların kosturmacasindan, cami minarelerinin eğilerek denizden şu içeriğinden bahsediyor. Kimseye dokunamıyor. Hicbir duygu hissedemiyor. Elbiselerini gardrobunda garip bir sınıflama anlayışı var.
***Günün birinde Podima da bir cinayet gerçekleşir. Bu cinayetle birlikte Podima da gazeteciler insanlardan cinayetin perde arkasını öğrenmeye calisirlar. Bu sırada gazeteci muhabir olan genç bir kız Ahmet in kapısını çalar ve ondan bilgi almak ister ve cinayet olayinin perde arkası, Mehmet 'in sır gibi olan ilginc hayatı aralanır. Kitabın bundan sonrasını anlatmaya gerek yok elinizden düşürmeden okuyup öğreneceksiniz.
Iyi okumalar