Gönderi

8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2020 14:45
Şato Şato deyince akılda canlanan o büyük ve soğuk, ulaşılması güç çağrışımı kitabı tek kelimeyle neredeyse özetliyor. Kafka’nın içdünyasıyla yazdığı bir kitap. Okurken dava kitabı, oradaki canhıraş çaba gözünüzün önüne geliyor yine. Davayı okuduktan sonra anlamadığım için kitabı bitirdikten sonra bitirmek için verdiğim o çabanın boşa mı gitti üzüntüsünü şimdi mutluluğa çevirebiliyorum. Şato’yla Dava kitabı aynı mekanizmanın üzerine oturtulmuş sadece modelinde değişim yapılan bir üretim tesisi hissini veriyor. İki kitabı da okumak Kafka’nın (ne anlatmak istediğini asla tam olarak anlayamayacağımı düşünüyorum) değinmek istediği o küflenmiş, hantal bürokrasinin, bu ne mantıksızlıktır demekten kendimizi alamadığımız saçma hiyerarşiyi ve bu yönetim mantığının halk üzerinde ne kadar baskın olduğunu ve sorgusuz kabul edilebileceğini gösteriyor. Kitabın başında atandığı görev için şatonun olduğu köye gelen K. geldiği ilk andan itibaren bu saçma kargaşayla savaşmak zorunda kalmasıyla başlayıp sizi de içine çeken bir kavga olarak devam ediyor kitap. Şatoya geldiğinde karşılaştığı duruma verdiği ‘’ Eğer buraya tesadüf eseri, herhangi bir amacım olmadan gelseydim... Şu anda umutsuzluğa kapılırdım.’’ S.21 bölümüyle bu saçma durumu insanın bir amacı olduğunda aşabileceğini düşünerek o özgüveni size de hissettirerek mücadeleye ortak olmanızı sağlıyor. Şato denilen şey nedir diye düşünecek olursanız Şato hep olan ama kabul edilmeyen yukarıdaki yöneticiler ve bürokratlar. Herkesin gördüğü, kolunu uzatıp ulaşabileceğin ama tanıdığın yoksa kapıcısıyla bile görüşemediğin o yer bu kitapta şato diye ele alınmış. Bu bürokratlar ve Şatoya yakın olan kişilerin o torpil yerine kullandığımız referanslarla başka insanları ve hayatları nasıl etkilediğini çok güzel yansıtmış. Şatodaki bir ulağın
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.