·208 syf.····Okunma: 14 Nisan 2020 19:49 Çavdar Tarlasında Çocuklar-J.D.Salinger
Kendime hatırlatıcı olması nedeniyle yazmamdam ötürü ufak da olsa spoiler içerebilir. Lütfen okumadan dikkate alınız.!
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitap olmakla birlikte bir öğretmenin okuması gereken kitaplar arasında gösterilmesi de beni bu eserle tanışmaya itti. 'Neden okuması gerekiyor bir öğretmenin bu kitabı?' sorusuna cevabı da kısaca, kendi ifadelerimle vermeyi deneyeceğim. Umarım becerebilirim.
Öncelikle romanımız bir baş karakterle birlikte şekilleniyor; Holden Caulfield. Okuldan -bilmem kaçıncı okulundan- 4 dersten kalarak gönderilmek üzere olan bir arkadaş kendileri. Evet okul düzenini, ergen arkadaş ortamını, aile baskısını çok seven bir arkadaşımız da değil. Bütün bu etkenlerin bir öğrencinin okula ve arkadaşlarına olan ilgisini etkilediğini söylemeye de gerek yok. Hikayenin çok da özeline girmeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Aslında bu hikayede takılmamız gereken noktanın gelişmekte olan bir çocuğun, ergenin iç dünyası olması gerektiğini düşünüyorum ki bu konuda yalnız da değilimdir. Holden kitapta 'kahraman anlatıcı' konumunda yer alarak kendisini ve etrafında olan biteni anlatmaya başlar ve böyle de bitirir. Burada bu anlatımı gerçekleştirirken etrafında olan bitene yaklaşımını, gözlemlerini bize hissettirecek şekilde yapar ki açık söylemek gerekirse kitapta zaten almanız gereken başka bir şey olacağını düşünmüyorum, elbette kendi adıma! Yani işte 'ooo bu kitabı nasıl okumazsın kardeşim?', 'bu bir edebi başyapıt' gibi bir şey beklemeye gerek yok. Yine de okunası bir kitap mıdır? Bence evet. Kendi gençliğimizden bir parça buluruz belki de kim bilir.
Peki neden öğretmenler okusun bu kitabı diye tutturmuş olabilirler? Buna ufak bir yorum getirerek ifadelerimi tamamlamaya çalışacağım. Öğretmenler olarak çoğu zaman öğrencilerimizi -belki de sistem gereği bilemiyorum- birer ruhsuz makine, değirmene buğday girip un çıkacak ürünler olarak görüyoruz. Fakat onların bir iç dünyası, yaşamaları gereken başka dünyaları ve bizim düşündüğümüzden çok daha geniş hayal dünyaları var. Kitap biraz buna vurgu yapmaya çalışıyor aslında. Biz onları un olarak çıkacak buğday taneleri olarak göremeyiz belki de onların istediği toprağa kavuşup yeniden yeşillenmek. İşte bu yüzden ben de bir öğretmenin okuması gereken kitap olarak görebiliyorum artık bunu. Diline ya da hikaye örgüsüne gelecek olursak da çok da öyle güzel bir hazzın sizi beklediğini düşünmeyin, hayal kırıklığına uğramayın.
İyi okumalar...