Gönderi

Yabancı #Spoiler içermektedir#
Puan vermedi·110 syf.··
2020 20. kitabı
Alber Camus'un bu kitabının, bu denli beğenilmesine şaşırmamalı aslında. Yazarımızın farklı bir bakış açısıyla yazdığı bu kitap,beni de çok etkiledi. Kahramanın  kendi ağzıyla anlatılan hayat hikayesinde,kahramanın ruhsal hali analiz edilirken okurlarınında adeta hikayenin içindeymişçesine hissettirmesi kitabın  beğenmesinin bir yönüdür kanımca. Yine kahramanımız Mersault'un,kitap boyunca kayıtsızca hayatını sürdürmesi biz okurları şaşırtmakla birlikte okumak içinde merak uyandırmaktadır. Kitap kahramanımız için çok önemli olan bir konuyla başlıyor ;Bay Mersault'un annesinin ölümü.Ancak kahramanımız, annesinin ölümünün üzerine ne ağlamış ne üzülmüştür.Hatta ertesi gün yas tutmak yerine denize girip kız arkadasiyla flört edecek kadar vurdumduymaz şekilde  normal hayatına devam etmiştir. Kahramanımızın, bu ilgisiz hal ve tavırları hem biz okurlar hem de kitabın diğer kahramanlarını şaşırtmıştır. Kitabın devamında ise Kahramanımızın bu tavrının genel kişilik yapısı olduğunu anlıyoruz. Hayatta hiçbir şey ama hicbir şey kahramanımız için önemli ve şaşırtıcı değildir.Ne olursa olsun yaşadıklarının doğal ve olması gereken olarak değerlendirmektedir.Bu kişilik yapısında olan bir kişiyle sadece kitapta değil günlük yaşatımızda da karşılaştığımızda biz de merak ve gizem uyandıracağı kuşkusuzdur. . . Kahramanımızın hayatında sıkça kullandığı "Olsa da olur olmasa da,bilmem,fark etmez"gibi ifadeler kahramanımızın kayıtsızlığının kelimelere dökülmüş halidir bir bakıma.Bu hal ve tavrı,biz okurların,kitap boyunca kahramanı sorgulama mıza ve bu umursamazlığının sebebinin ne olduğunu anlamlandırmıza sebep olmaktadır. Kahramanımızın aşk hayatı ise anlattıklarımdan  yola çıkıldığında kolayca çıkarım yapılabilir.Kahramanımızın,flört ettiği kız arkadaşı kendisini sevip sevmediğini sorduğunda  "sevmediğini " rahat bir şekilde dile getirmiştir.Fakat kahramanımız,kitap boyunca hiçbir şeye sevgi belirtisi göstermemesine rağmen  sevgilisi kahramanımıza daha çok bağlanmıştır. Kitapta,kahramanın bu hâli diğer insanların davranış yapısından farklı olduğundan dışlanıp ayıplamıştır. En nihayetinde ise toplumun bir bireyi olan yargıç tarafından yargılandığında da bu tavrı kabul görmemiştir.Yargıç ve insanlar tarafından rol icabı dahi olsa pişmanlık göstermesi beklenmiştir.Ancak kahramanımız hangi şartta olursa olsun hissettiği ne ise onu açık yüreklilikle ifade ettiğinde bu kayıtsızlığı aleyhine yorumlanmıştır. Kahramanımızı bu halleri,yargıç ve insanlar tarafından yargılanması ise bir nevi toplumumuzda kendinden olmayanı kendi gibi düşünmeyeni dışlama mantığı üzerinden şekillenmiştir. Kahramanımız,idama giderken dahi bu tavrını bozmamıştır.Kendinden ve hissettiklerinden emin yol almıştır.Düşüncesini ve inancını don kez sorgulamasını isteyen Rahiple görüşmeyi reddetmiştir. Ölüme yürürken, inancından hiçbir şekilde ödün vermeyerek tanrıya inanmadığını ifade etmiştir.Bunun üzerine Rahibin" İdam cezasi alan birçok mahkumun tanrıya inandığını ve dine girdiğini" söylemesi aslında kahramanımızın irade ve tavrının sağlamlığını ortaya koymaktadır. Keyifli okumalar...
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137bin okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.