·87 syf.····Okunma: 13 Nisan 2020 23:51 Lev Tolstoy' un kendisiyle olan derin hesaplaşması ve bunalımının ardından kaleme aldığı bu eserde İvan İlyiç de böyle bir hesaplaşmaya giriyor.
Anlamlı ve olması gibi bir hayat yaşadığını düşünen İvan İlyiç hastalığının ardından ölümüne ve hayatına dair bir sorgulamaya başlar.
Aslında çoğu insanın yaşadığı bu bilinmezliği sorgular. Onu eğlendiren, oyalayan şeylerin artık eskisi gibi olmadığını fark eder . Bazen derin bir umutsuzluk yaşarken bazen içinde her şeyin düzeleceğine, bu ölümün onun başına gelmeyeceğine dair inançlara, umutlara kapılır. İvan İlyiç yaşadığı ruhsal sıkıntıların fiziksel sıkıntıların yanında ne kadar hafif kaldığını da gösteriyor. Hatta onu ölümü değil, gerektiği gibi yaşamadığı düşüncesi bitiriyor.
İvan Ilyiç'in hayatında ve hastalığında yaşadıklarının psikolojik incemelesini ve çevresinin tutumunu görüyoruz.
Üzerine çok sık düşündüğüm bir konu olduğu için beni etkileyen bir kitap oldu.