10/10
·266 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Her şeyin ulaşılabilir olduğu bir dünyada hiç bir şeyin anlamı yoktur, diyor Huxley. Bu romanda her şey ulaşılabilirdir. Her şey daha önce planlanmıştır. İnsanın zevk alması için, sistemin devamı ve istikrarı için her şey ama her şey önceden planlanmıştır. İnsanın nasıl hissedeceği -ki aslında bu romanda hissetmeye pek olumlu bakılmaz- nasıl düşüneceği, ne için yaşayacağı belirlenmiştir. İnsan ruhuna dair, duygulara dair şeylere hiç yer verilmez. Bunlar sakıncalı gözükür. Yalnız kalmak saçmalıktır. Romanın ironik olarak düşürdüğü bir şey var. Her şey ulaşılabilirse insanın sınırsız bir özgürlüğü de söz konusu mudur ? Değildir. Çünkü her şey sistem tarafından belirlenmiştir. Ve aslında heves ettiği, arzuladığı her şey zaten evvelden sistem tarafından bireylere "şartlandırılmalarla" istedilmektedir. Bu bakımdan özgürlük gibi gözüken daha tehlikeli bir mahkumiyetten söz edebiliriz. Çünkü mahkumiyet net olsa kişi bundan kurtulmak için bir çaba sarf eder. Ancak bu flu olduğu zaman kişi buna adım atmak için hep tereddüt edecektir. Erteleyecektir. Ve aynı sınırlanmışlık içinde kalacaktır. İşte burası tam olarak bizlere, tüketim toplumundaki, anlamını kaybetmek üzere olan modern insana hitap ediyor. Belki de konu ve kurgu olarak en orjinal eserlerden biri ve hala öyle kalacak. Bu bakımdan Huxley'in zekasına hayran kaldım. Ama tahlil olarak bence çok da iyi değil. Çevirisi de güzel.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
·
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.