·96 syf.····Okunma: 14 Nisan 2020 00:11 Eski Ahbap ve Boyunduruk isimli 2 hikayeden oluşan kitabın ilk hikayesinde 50lerine yaklaşan eşini kaybetmiş bir adamın, 2. hikayesinde yaklaşık yine aynı yaşlarda evli bir adamın öyküsünü okuyoruz. Ikisinde de erkekler duygusal, masum, akıllı ama bir şekilde tufaya getirilen adamlar. Kadın karakterlerse çıkarcı ve oyuncu.
Kitapta bir sürü eski kelime var, cümlenin akışına göre az çok tahmin ediliyor ama betimlemek için kullanılan kelimelere bakmak zorunda kalınıyor. İş bankası yayınları gibi günümüz Türkçesi halini ya da dipnotlarla belirtilmesini tercih ederdim. (Belki güncel baskılar farklıdır, elimdeki 2000 baskısı)
Öyküler Bursa ve İstanbul'da geçiyor.
İlk öykü Eski Ahbapta karakter eşini kaybediyor, çok üzülüyor ve birkaç ay sonra kafa dağıtmak için İstanbul'a gidiyor. Çocukları orda gezip eğlenip paralarını harcayacak diye gitmesini istemiyorlar. Kaldığı pansiyonda nasıl haber alıyorsa çok eski bir ahbabı onu buluyor acısını paylaşıyor ve o günden itibaren İstanbul'da birlikte vakit geçiriyorlar sonra olaylar başlıyor.
2. öykü Boyunduruk, ailesini kaybetmiş ve büyük teyzesinin izole hayatı içinde büyütülmüş kimyageri anlatıyor. Teyze de adamın eşi de çok baskın karakterler sürekli Celil Hıfzı beyi yönlendiriyorlar. Teyzesinin baskısıyla, duygu sömürüsüyle evleniyor ama teyze de evlendirdiğine pişman oluyor çünkü gelinimiz eli maşalı eviyle, çocuğuyla, eşiyle ilgilenmeyen, sonradan görme, sürekli para harcayıp akşamlara kadar gezen, komşuculuk oynayan ama hiçbir davetten geri kalmayan şirret bir kadın.
Teyzesi vakti zamanında namussuzluk etmemişse bir kadın asla kapıya konmaz dediği için her şeye göz yuman bir adam var. Onun bu evlilik içinde git gellerini okuyoruz.
Iki öykü de o eski zamanların ders verici öykülerinden. Kısacık bir kitaptı, okurken sıkılmaya vakit olmuyor sadece kelime anlamlarına bakmak zaman alıyor .
Nostaljik hava hoşuma gitti. Kadınların çevirdiği dolaplar biraz tahammül zorlayıcı olabiliyordu yine de keyifliydi, sevdim. Denk gelen okusun ama illa okunmalı demiyorum.
İyi okumalar.