Herşey çok güzel gidiyordu üçüncü bölüme kadar, oradan sonra yoksul bir çocuğun penceresinden dünyasını izlettirdi yazar.çoğu zaman gözlerim doldu,içim parçalandı ve
haylazlıklarıyla gülümsetti yer yer.aslında her şeyin sevgiyle çözülebilir kitabın ana teması bu olmalı.
Kendi dertleriyle uğrasan bir baba evi geçindirmek zorunda kaldığı için çalışan anne. Zeze annesinin yokluğunda kendini bir portakal fidanına açmış gibi o bir anne bir oyun arkadası bir sırdaş hatta. Babasıdan görmediği ilgiyi şefkati Portuga'dan görüyor.aralarında çok güçlü bir bağ filizlniyor.Portuga Zeze'yi kendi çocuğu gibi görmeye başlıyor.okulda çok başarılı olan Zeze öğretmenin bir numarası fakat evde durumlar tam tersi.
Bir çocuk sevgiyle ve sefkatle başarılı uslu biri olabilme potansiyeli varken dayak yoluna giden baba ve ablanın durumu ne kadar kötüleştirdiğini gördüm.kitabın sonunda babası Zeze'nin gözünde bir yabancıdan ibaretti.onun babası Portugaydı artık.