·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Nisan 2020 19:00 Kitabı okumaya başlamadan önce Modern Türkiye tarihine dair bir takım bilgilere sahip olmanız gerekiyor. İçindeki atıfların yorumunu doğru yönlendirebilmeniz için özellikle.
Bu kitabın yorumunu şöyle yapacağım;
Eskiden lunaparkların aynalardan oluşan bir bölümü olurdu. O bölüme siz olarak girer ama her bir aynadaki yansımanız çok ama çok farklı olurdu. Sizsiniz ama aynı zamanda değilsiniz. Birinde kafanız yamuk, diğerinde incecik, bir diğerinde ise ters bir haldesiniz.
Kitap tam olarak böyle. Tüm olayların en çarpıcı kısmını odaklamış, büyütmüş ve biraz distopya tadında, eser miktarda da bilim-kurgu tadında size reeldeki tüm olayların zihinsel optik bir illüzyonunu sunmuş. Alt okumasında siyasal olaylar da olan bir kitap.
90lardaki Kardak Krizi'nden, Madımak Olayı'na, Ege Denizi'ndeki Türk- Yunan Krizinden, ve yine birçok ülke ile aramızda olan
"yemek bizim!"
"Hayır bizim!"
kavgasından daha o kadar güncelliğini biraz da olsa yitiren ama etkisini hala hissettiren çokça olaylara kurgusal temalarda yeniden düzenleyip okuyucuya gerçekte olan distopyaların distopyası olarak sunmuş.
Distopyanın distopyası olur mu demeyin. Hele yazılır mı hiç demeyin. İşte olmuş, işte yazılmış.
Çoğu bölümünde aklıma Uğur Mumcu geldi nedendir bilmem.. Onun tüm çıplak gerçekçiliğinin ışığını gördüm sanırım satırlarda.
Kaleminiz daim olsun.
Ben çok ama çok beğendim.