·240 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Nisan 2020 22:41 Haksızlık karşısında yardım eli uzatmak yerine sanki film izler gibi seyre koyulan insanlar...Hatta bununla yetinmeyip elindeki telefonlarla yaşanılanı kayıt altına alanlar...Bu görüntüleri izleyip, iki vahvahtan sonra kendi konforlu hayatına geri dönenler...Size de tanıdık gelmedi mi?Dünyada olup biten her şeyi görüyor ama ses çıkarmıyoruz.Ve bunu yapanlar, toplumun tepkisizliğinden güç alarak yapmaya devam ediyorlar. Böylece zalimin amacına bir elden hizmet edip, bundan rant sağlayan kişilere katkı sağlamış oluyoruz.Gün geçtikçe de izlediği acıdan haz alan, empati yoksunu, yozlaşmış bir toplum haline geliyoruz.
Eserde verilmek istenen mesaj, Güldiyar’ın başına gelenler üzerinden kurgulanarak aktarılmış ve bir toplum eleştirisi yapılmıştır.Günümüz dünyasının en büyük sorunlarından biri olan ‘’duyarsızlık’’ kitaba hakim olan temadır.Yazarın anlatmak istediği, insanların zorbalık karşısında nasıl vicdansız ve umursamaz olduklarıdır.Kitaptaki ana karakterimizin çektiği acılara diğer insanlar tepkisiz kalmakla yetinmeyip sürü psikolojisi ile adeta ilgi çekici buluyorlar.Toplumdaki zorbalar ise bu acıdan rant sağlama peşine düşüp adeta bir ticarethane oluşturuyorlar.İşte öyle bir dünya ki herkesin aklını, vicdanını bir kenara bıraktığı, birisi acı çekerken bir başkasının büyülenmiş gibi onu izlediği, bir başkasının bu acıdan para kazandığı ama hiç kimsenin yardım eli uzatmadığı bir dünya.Tam vicdanlı biri çıkıyor ses çıkarıyor, ama zulmeden kişiler tarafından susturulup, cezası veriliyor ve bunu gören diğer kişiler de bir daha ses çıkarmaya cesaret dahi edemiyorlar.Hep birlikte bu düzenin bir parçası haline gelip zulme ortak oluyorlar.
Kitabı elinizde kahve ile keyifle okuyamıyorsunuz.Kalbinizin çok başka yerlerine dokunuyor her satır.İçine girip ‘’Siz ne yapıyorsunuz,aklınızı mı kaybettiniz, nerede sizin vicdanınız?’’ diye bağırmak istiyorsunuz ama içiniz cız ede ede o satırları okumaya devam ediyorsunuz.İnsanoğlunun duyarsızlığına,vurdumduymazlığına yakından tanık oluyorsunuz.
Yazar, asıl anlatmak istediği düşünceyi güzel bir kurgu ve anlatımla okuyucuya sunmuş.Ancak küçük bir eleştiri olarak; asıl olayın yanı sıra anlatılan küçük hikayeler kopuktu ve birbirine bağlanmadı.Asıl hikayede ise karakterlerin hayatları daha ayrıntılı anlatılarak olaylar biraz daha derinleştirilebilirdi.Verilmek istenen mesajın yerinde olmasıyla birlikte hikayenin biraz daha sığ kaldığını düşünüyorum.Ayrıca yazar, kitabın ilk sayfasından itibaren bıraktığı boşluklarla okuyucuda merak duygusunu hep diri tutuyor.Ancak bu soruların cevabını alma hevesiyle diğer sayfayı çevirirken hiçbir cevap bulamadan bir anda bitiveriyor hikaye.Yazar, karakterlerin hikayelerinden çok, asıl anlatmak istediği yozlaşmış bir toplum tasvirini ön plana çıkarmak için bunu yapıyor zannımca.Ama bir okuyucu olarak, verilmek istenen mesajın yanı sıra Güldiyar’ın başına gelenleri ve daha birçok boşluğu öğrenmek isterdim açıkçası.
Son olarak kitabın temasına binaen bir Ahmet Arif dizesini şuraya bırakıyorum.
‘’Nerede bir can ölse oralı olur yüreğim.Olmalı zaten.Olmasa ‘’İNSAN’’ olmaz yüreğim.’’