Mektupların insanın iç dünyasını, duygularını tam anlamıyla ortaya koyar bence, hele sevdiği kadına yazılmışsa :)
Burada Sabahattin Ali'nin aşık olduğu Ayşe Sıtkı'ya gurur yapamadığını, her daim ona içini dökmek istediğini, biraz çapkın olduğunu, gerçek düşüncelerini, bazen yaşamak istediğini bazen ölmek istediğini gördüm.
Sabahattin Ali'yi anlamak için mutlaka okumalısınız ama henüz romanlarını okumadıysanız önce onları bitirin, çünkü taşlar böyle yerine oturacaktır.
Yayınevinin tatlı notlarıyla eksik mektupları hissetmiyorsunuz bile, öyle ki "tam anlamıyla edebi eser olarak" kaleme almamasına rağmen o kadar güzel cümlelere denk geldim ki, cümlelerin altını çizmekten kendimi alamadım. Çokk güzeldi, emeği geçenlere; beni hayranı olduğum adamı tam anlamıyla tanımama yardım ettigi için ne kadar teşekkür etsem az.
Sabahattin AliMelankoli