·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Nisan 2020 01:11 · Çünkü bir kum tanesi Yaratılış'ın
bir ânıdır ve Evren, onu yaratmak için milyonlarca, milyonlarca yıl uğraşmıştır. "Yeryüzündeki her insanın ken disini bekleyen bir hazinesi vardır," dedi yüreği delikanlıya.
"Biz yürekler, insanlar artık bu hazineleri bulmak
istemedikleri için bunlardan pek ender söz ederiz. Onlari küçük çocuklara anlatırız. Sonra herkesi, kendi yazgısının yoluna göndermek işini hayata bırakırız. Ne vazk ki, kendisine çizilmiş olan yolu, pek az insan izliyor; oysa bu yol, Kişisel Menkıbe'nin ve mutluluğun yoludur, Insanların çoğu dünyayı korkutucu bir şey olarak görüyorlar ve yalnızca bu nedenden dolayı da dünya gerçekten korkutucu bir şey oluyor. O zaman biz yürekler, giderek daha alçak sesle konuşmaya başlıyoruz ama asla susmuyoruz. Ve sözlerimizin duyulmaması için dilekte bulunuyoruz: Kendilerine çizmiş olduğumuz yolu izlemedikleri için insanların acı çekmelerini istemiyoruz."
"Peki yürekler, insanlara düşlerinin peşinden gitmek
zorunda olduklarını neden söylemiyorlar?" diye sordu
delikanlı, Simyacı'ya.
"Çünkü bu durumda en çok, yürek acı çeker. Ve yü-
rekler acı çekmekten hoşlanmazlar."
-Delikanlı o gün yüreğini dinledi. Ondan, kendisini
asla terk etmemesini istedi. Ondan, düşlerinden uzaklaşacak olursa göğsünde sıkışmasını ve kendisini uyarmasını , uyarı işareti vermesini istedi. Ve bu işareti ne zaman
duyarsa ona dikkat edeceğine yemin etti.
Delikanlı o gece
konuştu. Ve Simyacı, delikanlının yüreğinin Evren in
Ruhu'na geri dönmüş olduğunu anladı.
"Şimdi ne yapmalıyım?" diye sordu delikanlı.
"Piramitler yönünde yürümeye devam et," dedi Simyacı. "Ve işaretlere dikkat et. Yüreğin artık sana hazineyi gösterebilecek durumda."