10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2020 03:00
Ezilmişliğin , yalnızlığın ve soyutlanmanın tarifini çarpıcı bir şeklide betimlemiş . Her zamanki gibi insan içine işlemeyi en derin şekilde başarmıştır. Pörsümüş duyguları , kendi iç sesiyle olan kavgalarını , insanoğlunun dengesizliğini , ego kasan bedenleri , belki de hayata tutunmaya çalışmasını ama tutunamayışını , öz eleştiriyi , bir bakıma insanın kendisine dışarıdan bakmasını "Değerli okuyucularım " hitabıyla ortaya çıkaran YerAltı insanını gösteren başucu eser . Bu arada yeraltı insanı olmak hiç de iyi değil bazılarınız okuyunca kendimi biraz olsun kitapta gördüm der bu da ruhlarımızın ne kadar hasta olduğunu gösterir kanımca , evet böyle muhteşem eserler çıkıyor yeraltından ama kim ister ki bu derece derin tehlikeli bir zihnin getirdiği ütopyayı yaşamayı .Beden kaldırsa bile ruh çöker bir süre sonra. Etkisi büyük oldu bu kitabın. Zaten hızımı alamayıp 2. defa okudum çokça düşünerek hem de . Altını çizdiğim yerler, kitap bittiğinde tekrar tekrar baktığım tespitler ,gerçekler oldukça derinden etkiledi . Böylesine ütopyalar ayna niteliği taşır her şeyi karşıdan görmeyi sağlar. Okuyun okutun derim açıkçası. Git gide daha çok kabuğuma çekiliyordum ... Kolay kazanılmış bir mutluluk mu? Yoksa insanı yücelten acı mı daha iyi ? İnsan amacına ulaşmayı değil, sadece amaca giden yolu sevmektedir ... ...Acı duymak anlamanın tek kaynağıdır. Her ne kadar notlarımın başında anlamayı insanın baş belası saydığımı söyledimse de, insanın anlamayı sevdiğini, onu dünyanın hiçbir zevkine değişmeyeceğini biliyorum. Anlama iki kere ikiyle oranlanmayacak bir yüceliktedir. İki kere ikiden sonra artık yapılacak değil, tanıyacak bir şey de kalmamıştır. Olsa olsa beş duyunuzu körleştirip düşüncelere dalarsınız, o kadar. Gerçi anlama da insanı aynı sonuca götürür .... İnsan ruhunu kasıp kavuran bir duygunun -küçük düşürülmenin , gene aynı ruhu yücelteceğini kim yadsıyabilir? Bazen niçin çabalıyoruz, neyi yüceltiyoruz, ne istiyoruz? Kendimiz bile bilmiyoruz. Eğer tuhaf arzularımız yerine getirilirse bu bizi daha beter bir duruma sokacaktır ... Ne kadar çok anladıysam, o kadar derinlere battım, sıkıştım kaldım... Bize insan olmak, yani etiyle kemiğiyle insan olmak bile yük geliyor; bundan utanıyoruz, ayıp sayıyoruz...
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025159,7bin okunma
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.