Gönderi

"Mustağriblerin İslâmi bir ad ile çağrılmaları, "Müslümanların yenilmişliğine çare arıyoruz" şeklindeki sloganları, İslâm'ın sabitelerini inkar etmeyi, "çağdaş bir zorunluluk", "akademik özgürlük” gibi aldatıcı cümlelerle beyân etmeleri, cenneti dünyada arayan konfor Müslümanlarını etkiledi. Oryantalistler, İslâm'ı yok etme, Mustağribler/yerli oryantalistler ise ihya etme iddiasında olduğundan öncekilere nisbetle bin kat daha etkili oldular. Adlarının "Mustafa, Hasan", lisânlarının Müslümanların lisânı olması, ümmetle aynı soydan aynı boydan gelmeleri, büyük bir yanılgıya yol açtı. Bu yüzden geçen asır tarihin en Karmaşık telbis'u iblisine tanık oldu. Dışarıdan sarsılamayan İslâmî bünye, içerden büyük bir darbe yedi. Yerli oryantalizmin memurları Allah Rasûlü'nün haber verdiği gibi, "Cehennem'in kapılarına çağıran adamlar" olarak kendilerine icabet edenleri Cehenneme atmak için çabaladı. Huzeyfe b. Yeman Allah Rasulü'ne "Sıfhum lenâ/Bize onları tarif et” dediğinde, Efendimiz, "Bizim derimizden/milletimizden ve bizimle aynı dili konuşanlardan olacaklar" buyurdu."
Sayfa 249·Kitabı okudu
·
6 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
büşra
Gönderi Sahibi
“Bugün maalesef tüm İslâm âlemi emperyalist güçlerin sultası altındadır. Kuş uçurtmazlar, takip ederler... Hem de kendisi takip etmez... Amerika seni John'la takip etmez, Smith'le takip etmez. Adı senin benim gibi olan Müslümanla takip eder; canına okur. O milletin içinden çıkmış hain vasıtasıyla takip eder ve millete en büyük zararı, kendi içinden çıkmış insanlara yaptırır. Parayla satın alır, ajan edinir ve öyle kullanır.” “Herkese ajan demiyoruz; metot bilmediğinden, ilimden uzak olduğundan emperyalist onu kullanır, fark etmez. Sahte bir takım organizasyonlar var, topluyorlar insanları etraflarında, ondan sonra onları toptan satıyorlar! Götürüyor, olmadık yere bağlıyor... Mü'min feraset gözüyle bunları anlayabilmeli. Hizmet ediyorum diyen insanları, organizasyonları irfan teraziniz ile tartın!” “Böyle birtakım insanlara, organizasyonlara körü körüne bağlanmayın! Her birinize istiklâl tavsiye ediyorum. Hür olun, hizmeti kendiniz tespit edin, yapmaya çalışın!” 5 Mayıs 1990 Mahmud Esat Coşan