·300 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Nisan 2020 05:42 Selahattin Demirtaş Kürt siyasetçi avukat ve şimdi de çok rahatlıkla yazar diyebiliriz.Ama bunu heybeden demiyorum..Çünkü iki yıldır aralıkla okuma fırsatı buldum birçok yazarı okuma tanima fırsatı buldum...
Çünkü taze yazarımızın kalemi bir çok yazarla kiyaslanacak mahiyette ve bir çok yazara da taş çıkaracak güzellikle..
Şimdi neden bunu söylüyorum daha önce yazarın yani yazarımız Selahattin Demirtas'in yazmış olduğu "Seher" ve "Devran" hikaye kitaplarını alip okudum ve gerçekten yazdığı her hikaye çarpıcıydı akiciydi surukleyiciydi kendini çok güzel okutturuyordu.
Bence hikaye romanları bana göre çok ama çok başarılıydı ve bunu tüm samimiyetimle söylüyorum yani siyasetçi kimliğinden dolayı ona duyduğum sevgi ve sempatiye baglamiyorum bile.Iki yılda okudugum o kadar kitaba ve tanıdığım yazarlara bağlıyorum..
Ve gel gelelim Selahattin Başkanın yazmış olduğu "Leylan" romanına ben ne yalan söyleyeyim böylesine bir roman beklemiyordum.Hikaye konusu beni çok derinden yaraladı..Belki de kitapta karakterlerin yaşamış olduğu haksızlıklar çünkü gündelik olaylarda o kadar çok başımıza geliyordu ki hüzünlenmemek, yaralanmamak elimizde değildi..
Ve kesinlikle şunu söyleyebilirim ki Selahattin Başkan bu eseriyle kendini kanıtlanmış oldu..Kitabın akıcılığı ve sanki kendi kendine konuşuyormuş havası yaratılmış çok sürükleyici bir anlatım kazandirilmisti kitaba.Ve bitkisel hayata giren Bedirhanin beynine girip onu hayata çevirmeye çalışmaları bana
Leonardo DiCaprio'nun "Başlangıç" filmini anımsattı..
Ben kitabı çok begendim çok rahatlıkla sizlere okumanızı önerebilirim..Çok keyif alacaginiza şüphem yok..Şimdiden sizlere teşekkür ederim...