·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Nisan 2020 23:45 Daha önce serinin birinci kitabını sizlerle paylaşmıştım.
Kafamızda Songül'ün hayatındaki kesitlere dair boşluklar, havada kalan bazı olaylar, eksik ya da fazla kişiler vardı.
İlk kitabı sinirlerim gerilerek, tecavüz kültürüne lanetler okuyarak okumuştum.
Ne çok ezilmişiz meğer..
Ne çok duymazdan gelmişiz..
Penceremizden içeri girmeyen çığlıkları, kulağımızın duyamadığı ağıtları, duaları ne çok yok saymışız.
Bunlar elbette konuşulacak; öyle ya da böyle..
Songül'ün yarım bıraktığı işi kızı tamamladı.
Arif hocamın da dediği gibi eğer birinci kitabı okumadıysanız kesinlikle bunu okumayın çünkü birebir diğer kitaba bağlı ilerleyen bir kurgusu var.
Bizim bu konuları gündeme getiren yazarlara, cesur yazarlara ihtiyacımız var!
Songül I, öyle bir yerde bitmişti ki..
İkinci kitapta Songül bizi bir akıl hastanesinde karşılıyor. Yine karaktere temkinli yaklaşıyorsunuz çünkü ilk kitabın nasıl bittiğini bildiğiniz için (unutmak ne mümkün!) mecburi bir yaklaşma bu. Sayıklayan, içine yazarak kusan bir Songül..
Songül'ün arkadaşları ile de tanışacaksınız bir kısmının sonu, hikayeleri yine sizi etkileyecek, göz yaşlarınızı tutamayacaksınız.
Kitabı tamamen anlatmıyorum. Size bırakılması gereken kısımlar. Onları yorumlamak ne mümkün..
Bu hikaye gerçek mi bilmiyorum. Defterin gerçek olma ihtimali var mı onu da bilmiyorum ama o kadar yoğun duygularla yazılmış ki..
Kaleminize sağlık.