okurken yer yer beni rahatsız eden, bunun yanında aslında yaşamın içinde var olan bir karakterin canlandırıldığını düşündüğüm bir eserdi bu. ağır, kimi zaman yanılsımalı ama derinden etkileyici. eserin baş kahramanı olan zebercet üzerinden bize verilmek istenen fazlaca mesaj vardı. örneğin zebercet karakterinin keskin gözlem yeteneği ya da başka bir deyişle gördüklerini ışık hızında bir konsept ile anlamlandırabilme yetisi, adli psikolojide de süper gözlemciler olarak adlandırılmıştır. hipertimezi, zoosadizm gibi klinik vakalara da sahip bir karakterdi zebercet. bir diğer dikkat çekici kısım ise içerisinde bastırılmış bir cinsel dürtüyü kendi hemcinsine karşı da dışa vurarak ona şehvet duymasıydı benim için.
tüm bu klinik vakalar, ruhsal değişimler, karşılığı olmaya cinsel dürtüler üzerine ise son olarak belirsiz bir intihar... artıklamalar içermeyen selaset dolu bir eserdi. okumanız ısrarla tavsiye edilir :)