·300 syf.····Okunma: 06 Nisan 2020 16:38 Hep tekdüze giden psikoloji okumalarından sonra Nihan Kaya keskin bir giriş yaptı zihnime. Niçin bu kadar 'bu böyledir' deyip kestirip atan ve sert bir üslupla yazdığını düşünürken bunu sessiz kalan çocukların sesi olmak için yaptığını gördükçe ona hak verir oldum. Evet çocuklarımıza yanlış davranışlar sergiliyoruz, hem de çocuğun ön beyninde kalıcı hasara sebep olacak bir yaşta. O acı,hissedilen geçiyor, hatta yetişkinler hatırlamıyor bile ama o travmanın izi çocuğu büyüdüğünde kendini herkese yük hissetme şeklinde bir duygusal yetersizlik, hem kabızlık gibi fizyolojik bir problem hem de iktidarsızlık gibi biyolojik bir probleme sebep olabilir. Aslında ebeveynin yapması gereken sadece çocuğa sevgi göstermek ve onu çevresel (sıcak-soğuk) etmenlerden korumakken zincirleme bir yanlışlıklar dizesinin içine giriveriyoruz. Dört bölümden oluşan kitabımızın ilk bölümünde ailemizde gördüğümüz hiyerarşi, otorite, saygı mefhumu, kültür kodları, yanlış üslup, öteki üzerinden değerlendirme durumlarımızın çocuğun ruhunda, karakterinde meydana getirebileceği travmalar işleniyor. İkinci bölüm de tıpkı aile kurumunda olduğu gibi otoriteye boyun eğsin diye oluşturduğumuz eğitim kurumları ve alternatifiyle devam ediyor. Üçüncü bölüm daha bebeğin doğumu esnasında yapılan yanlışlardan, kundak hadisesinden ve dini öğretilerdeki kurban hadiselerinden bahsederek anne babaya borçlu olup olmadığımızı sorgulatarak devam ediyor. Son bölüm ise başlığını Sartre'den alarak 'Sevme, kendini sevdirme projesidir' şeklinde iddia ettikleriyle anne babada dahil bütün sevgilerin karşılıklı olduğunu ileri sürüyor.
Kitapta beni içine çekemeyen, profesyonelce yazılmadığını düşündüğüm kısımlar da oldu. Örneğin; ailede hissettiklerimizin yasaklanmasından bahsederken çocuklarla ilgili öğretilere geçişin kopukluk oluşturması gibi. Yine de iy iki okudum dediğim bir kitap oldu. Bireyselleşmenin önemini hatırlattı bana. Öyleyse Jung'dan mealen bir alıntı ile bitireyim: 'Kişinin hayatının amacı anneden bağımsızlaşmaktır.' Çünkü bu bireyselleşmedir, bencilleşmek değil.