"Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi? Bizden yeni ayrılmış dostlarımızı ne kadar severiz, değil mi? Ağızları toprakla dolup hiç konuşamaz olmuş hocalarımız da ne kadar hayranızdır! Saygı o zaman çok doğal olarak gelir, belki de tüm yaşamları boyunca bizden bekledikleri o saygı. Ama biliyor musunuz niçin ölülere karşı hep daha dürüst ve daha cömertizdir? Nedeni basittir! Onlara karşı bir yükümlülüğümüz yoktur."
diyordu bu eserinde. Sahi insanlar düştüklerinde umursanmayıp, öldüklerinde artik nasilsa bir sorumlulugumuz olmadigi icin mi değerlilerdi bizim için. Halbuki yaşasalardı ve bize ihtiyaçları olsaydı onların yanında durabilecek miydik? Ne kadar nankör varliklardik bizler. Ve bunu anlayamadan da ölecektik. Kendi kendimize yabancı kalarak...