Dünya edebiyatının en iyi distopik romanı denilebilir. Zira kaleme alınan dönem, anlayış gerçek dünyaya olduğu gibi aktarılsa insanlığın sonu gelebilir idi. Totaliter rejimin toplum üzerindeki etkisini anlatan bir eser. Parti iktidara geldiği andan itibaren, geçmişi kendisi için şekillendirmeye başlıyor. Ve ayrıca geçmiş her zaman istendiği şekilde değişiyor. Ve yine anlatılan toplum robotlaşmış ve zihnen kölelleşmiştir. Düşünmenin bile suç olduğu, insanların tuvalette dahi her daim gözetlediği, aile yaşamının olmadığı, bireyselliğin yok edildiği, sevginin cinselliğin aşkın sadece partiye hizmet ettiği bir anlayış. Proleterler kendi kaderlerine terk edilmiş, insandan sayılmaz hale gelmiştir. Parti kendini daha güçlü kılmak için diğer devletlerle sürekli savaş halindedir. Savaşı insanları kontrol altında tutmak için çıkarıyorlar. Dünya da sadece 3 süperülke kalmıştır. Ve geri kalan tüm devletler bunların boyunduruğu altındadır. Ve bu üç süperdevletler birbirinin aynı yapıya, düşünceye sahipdir.
Mutlaka okunması gereken distopik bir eserdir.