Kemal Varol'un Ucunda Ölüm Var adlı romanının ana temasını ağıt ve ağıtçılık geleneği meydana getiriyor. Ağıtçılık mesleği üzerinden sözlü anlatım geleneğinden fazlasıyla beslenerek hikaye meydana getirilmektedir. Romanın ana kahramanı olan, roman boyunca adını öğrenemediğimiz Ağıtçı Kadın'ın gözünden roman kurgusu oluşturulmuş.
Ağıtçı Kadın, rüyasına giren, rüyasından sonra öldüğünü düşündüğü ve elli yıldır izini sürdüğü, bir türlü kavuşamadığı aşkı Heves Ali'nin ağıdını yakmak üzere yollara düşer. Arguvan'da yaşayan Ağıtçı Kadın'ın ilk durağı Konya'dır. Romanda yer alan güzergah okura Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Beş Şehir adlı eserini andırsa da yazar diğer eserlerinde de uğradığı hayali kenti Arkanya'ya Ağıtçı Kadın'ın yolunu düşürür. Yakılan ağıtlar, yaşanan ölümler hep farklı profildeki insanlara aittir ve yazar bu ölümleri yaşananları insani bir açıdan, tarafsız bir dille kaleme almıştır. Bu nedenle, eserin etkileyiciliği yüksektir. Ağıdı yakılan tüm Türkiye'dir, ortak toplumsal acılarımızdır.
Masalsı, düşsel, şiirsel bir dili olan bu romanı okumaktan haz aldım. Ucunda Ölüm Var, içli bir türkü, kırık dökük bir aşk ve bir yol hikayesi, bu yol da nihayetinde insanı kendine götürüyor. Romanda sıkça adı geçen Heves Ali'ye ne oldu sorusunun yanıtı da severek okuduğum Aşıklar Bayramı romanında saklı. Kemal Varol'un eserleri okumaya değer, okuyunuz.