Kitapsız kaldığım bir gün elime geçti bu arkadaş.Babamın kitaplığına dalıyorum arada ufak ufak ve enteresan güzelliklerle karşılaşıyorum.Ismi itibariyle itici olmakla beraber bu kitaplığa girdiyse bir sebebi vardır mantığıyla daldım.Hayır yani ufaktan karıştırmak falan değil,ilk sayfadan itibaren balıklama dalmaktan söz ediyorum.Nasıl güzel bir anlatım,nasıl akıcı,keyifli...Ba-yıl-dım...Hayatındaki her an planlı programlı giden bir adamın işindeki bir aksamayla baş edemeyip alkole sığınmasını,sonra da o alkol çarkında hızla yok olmasını anlatıyor Fallada o zarif kalemiyle.Kendini kaybettiği anlar,öfke patlamaları,kabulleniş ve reddedişleri,yalanlara boğuluşları ve kendi evini soymaya çalışacak kadar büyük bir yoksunluk içinde çırpınışları...Ve ardından hapishane,ve ardından akıl hastanesi...
Okurken çok sorguladım kendimi.Ne kadar zayıfız,neye karşı zayıfız?Memnun olmayı bir türlü beceremediğimiz hayatlarımızda bile aslında ne kadar çok mutluluk sebebimiz var...Görmüyoruz,fark etmiyoruz...Ta ki hepsi elimizden kayıp gidene kadar.Keşke böyle olmasa...