Çevirmen:
Ahmet Arpad
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
336
Basım Tarihi:
Ağustos 2012
İlk Yayın Tarihi:
1950
Yayınevi:
Everest Yayınları
Orijinal Adı:
Der Trinker, 1950
ISBN:
9786051411767
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·336 syf.··
2020 239. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2020 18:10
Bu yıl ilk kez keşfettiğim ve istisnasız en beğendiğim yazarların en başında Hans Fallada geliyor. Yazardan okuduğum beş kitap da gerçekten birbirleriyle yarışacak kadar güzeldiler. Ancak “Ayyaş”
Edebiyat
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 20:05
Bir kitabı hem dolu dolu hem de süper denecek kadar akıcı bir şekilde yazmak herhalde Hans Fallada'ya ait bir özellik olsa gerek. Yazarın okuduğum bu üçüncü romanında da aynı akıcılığı gördüm. Kitap o kadar hızlı ilerliyor ki insanda adeta elinden hiç bırakmadan okuyup bitirmek isteği uyandırıyor. Yazar, gerçek hayatta bir süreliğine kapatıldığı bir tımarhanede şifreli olarak yazdığı bu kitabında, hayatta her şeye sahipken alkol bağımlısı haline gelen birinin elindekileri bir bir kaybederek nasıl dibe vurduğunun hikayesini anlatıyor. Ama aslında kendi gerçek hayat hikayesinden bir bölümü bizlere sunuyor. Büyük oranda otobiyografik özellik taşıyan yazarın bu kitabını ben çok büyük beğeniyle, keyifle ve büyük merak içerisinde okudum. Herkese de okumasını tavsiye ederim.
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2021 56. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2021 11:10
Hans Fallada ile iyi ki #ayyaş kitabıyla tanışmışım. Kendi hayatından izler taşıması, alkol ve uyuşturucu bağımlısı olup, eşini yaralamasıyla bir süre hapiste kalmış, gençlik döneminde ise psikiyatri kliniğinde tedavi olmuştur. İşte tam bu yüzden otobiyografik özellikler taşıyan bu kitabı bu kadar cesur ve esirgemeden yazması hayran bıraktırdı. Eserde ise bir iş adamının aile ve iş hayatındaki sorumluluklarında bir kaçış, rahatlama yolu ararken alkol bağımlısı biri haline gelip dibe vuruş hikayesidir anlatılan. Alkolün etkisiyle sergilediği ve eyleme döktüğü davranışları sonucu hata üstüne hatalar yapan ve bunun bedelini ağır bir şekilde ödeyen bir karakter. Alkollü olduğu bir gece karısını öldürmekle tehdit edince önce hapse girip, oradan akıl hastanesine sevk edilmiştir. Bundan sonrasında yaşadıkları ise tam bir cehennem. Ana karakter dışında, akıl hastanesi ve cezaevindeki diğer karakterlerin de psikolojik çözümlemeleri çok etkileyiciydi. İnsan ve toplum ilişkilerinde-daha çok toplumdan dışlanmış kişilerin özgürlüklerin elinden alınması, yaşam mücadelesi, belki de bu yüzden bu kadar gerçekçi ve etkileyici. Sade bir üslupla ve hayranlıkla okudum. Farklı bir yazar deneyimi için mutlaka tanışılması gereken kalemlerden.
Edebiyat
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
8/10
·336 syf.·
2017 9. kitabı
Sadece isminden dolayı merak ettiğim bir kitaptı, ama iyi ki alıp okumuşum diyorum şuan, sade ve akıcı bir kitap. Alkolik bir insanı onun düşünce şeklini,başına gelen olumsuzlukları anlatan bir eser.Alkol kullanan herkesin yaşadığı bir durum kitapta da çok güzel anlatılmış sarhoşken mantıksız şeylerin çok akıllıca görülmesi, bunun yanın da toplumdan dışlanan, kişilerin dünyasında bir yolculuğa çıkartıyor yazar bizi. Kitabın kahramanı Erwin alkol kullandığı için mi toplumun dışına itiliyor, yoksa toplumun dışında olduğu için mi alkolik oluyor bunun net bir cevabı yok. Okuma listenizde bulunması gereken bir eser...
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
9/10
·336 syf.··
2021 147. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2021 10:15
Hans Fallada ile tanışma kitabım olan "Ayyaş"; yazara başlamak adına isabetli 1karar sanırım kitabın otobiyografik özellikler taşımasıyla da, zira kendisi de alkol ve uyuşturucu bağımlısı
İnsan
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
7/10
·336 syf.··
2020 42. kitabı
Ayyaş, ayyaşlıktan ziyade yaşam denen sistemin dişlilerinden birinin bir dönem yerinden çıkmasının kalıcı ve dehşetli sonuçlarını ele alan ve bu amaç çerçevesinde alkolizmi basit bir araç olarak işleyen bir depresyon romanı. Fallada'nın yaşamı boyunca bir türlü kurtulamadığı alkolizm ve uyuşturucu sorunlarının da etkisiyle yazdığı bu otobiyografik romanı akıl hastanesinde şifreli bir dille kaleme alması boşuna değil. Bir nedamet romanı olsa da romanın yazılmasından birkaç sene sonra yaşamını yitirmesi alkolü benliğinden atabilmenin sonuçlarını yaşayamama talihsizliğine de neden olmuş. Romandaki ayyaş aslında tam anlamıyla bir içki müptelası değil. Romanın ikinci yarısı boyunca içki konusu finale kadar hemen hemen hiç geçmiyor. Bu açıdan roman adının tam karşılığını yansıtmıyor. Özellikle sanatoryum bölümünün yüzde 90'ı romanın ana temasına hizmet etmiyor. Sanki roman içinde roman gibi. Ama yine de son 20 sayfada tekrar ana akışa dönebiliyor. Üst üste 4 Hans Fallada romanından sonra kısa bir ara...
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2022 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2022 17:21
Kitabın adı: Ayyaş Yazarın adı:Hans Fallada Sayfa sayısı:338 Hans Fallada ile tanışma kitabım oldu. Ve çok sevdim. Otobiyografik bir kitap. Gerçek hayatında da bir süre hapis yatan yazarımız daha sonra karısından boşandı. Nazilerin Yahudi karşıtı olarak yazılan özyaşamsal öyküsel romanı Ayyaş bittğinde savaşın sonu gelmişti. Herşey dolapta bulduğu küçük bir şişe kırmızı şarapla başlamıştı. İçtikçe rahatladığını sanıyordu. İçtikçe içiyor sarhoş oldukça hayalleri artıyordu ve hep son oluyordu içtikleri ama bir türlü o son kadehin sonu gelmiyordu. Ve ..... Sonunda bir hasyaneye yatırılır. Hastanede günleri hayalle geçer. Hapisten çıkacak karısıyla barışacak şirketin başına geçecektir. Haaaa..... Bu arada kahramanımızın adını yazmayı unuttum ERWİN SOMMER. Kitabın sonunda ne mi oldu... Sommer hayallerlerine kavuştu mu? İyileşti mi? Yoksa....
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2023 188. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2023 10:54
Ayyaş / Hans Fallada Fallada ile Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar adlı eseri ile tanıştım geçen ay. Hem eser hem yazarın üslubu mest etti beni. Ayyaş ise yazarın otobiyografik izler de taşıyan, Nazilerin akıl hastanesine kapatıldığında şifreli olarak yazdığı romanı. Değersizlik izleği, tüm romanda özellikle ikinci yarıda yoğun bir biçimde kendini hissettiriyor. Romanın ilk yarısında evliliğinin ve sorumluluklarının kıskacından kurtulmaya çalışırken çareyi alkolde bulan bir “iş insanı”nın hikayesini; ikinci yarısında ise önce hapishane sonra bir tedavi merkezine kapatılan bir “insan”ın hazin sonunu okuyoruz. Eserin ilk bölümünde Ayyaş’ın sorumsuzca davranışlarına sinirlenip; diğer yarısında bu kadar yalnızlığı kimse hak etmemeli deyip üzülebiliyorsunuz. Üstelik otobiyografik özellikte olduğu aklınıza geldikçe “Peki bu eserler nasıl yazıldı?” kurtlarıyla da boğuşabiliyorsunuz. Böylesi de düşündürücü ve üzerine konuşturucu bir eser Ayyaş. Can arkadaşlarım EzgiEzgi @kitapsemasi ve @okur_bingol82 ile iyi ki okuduk #alıntılarım “ biz insanlar hiçbir zaman tamamen mutlu değilizdır…” “… bir insan ne kadar kötü olursa olsun, ruhu yaşam ve coşku dolu olduğu sürece benim gözümde aşınmış, parçalanmış ve renksiz bir yaşamı günbegün sürdüren kötümserlerden çok daha iyi biridir” “ Geleceğinizi belirleyecek tek şey güçlü olma ve şeytana uymama iradenizdır.” @everestyayinlari @birdahaoku #everesttayınları #birdahaoku #hansfallada #ayyaş
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
Puan vermedi·336 syf.·
2024 811. kitabı
Bir insan ne kadar kötü olursa olsun, ruhu yaşam ve coşku dolu olduğu sürece benim gözümde aşınmış, parçalanmış ve renksiz bir yaşamı günbegün sürdüren kötümserlerden çok daha iyi biridir. AyyaşAyyaş Evliliğinin ve sorumluluklarının boğuculuğundan kurtulabilmeye çalışırken kontrolü tamamen kaybeden bir işadamının hikâyesini anlatan Ayyaş, baskıcı bir toplumda insanın özgürlüğünün nasıl farklı şekillerde kısıtlanabileceğini örneklendiriyor. "Şimdi de tam dipteyim. Ancak dipte de yaşanıyor, orada da yaşam var. Bu kadar net yasanmışlığın izlerini yansıtıyor olması da yazarın Hans FalladaHans Fallada "Kendi hayatından izler taşıması, alkol ve uyuşturucu bağımlısı olup, eşini yaralamasıyla bir süre hapiste kalmış, gençlik döneminde ise psikiyatri kliniğinde tedavi olmuştur. İşte tam bu yüzden otobiyografik yapıda bır kıtabı okuduk AyyaşAyyaş Evliliğinin ve sorumluluklarının boğuculuğundan kurtulabilmeye çalışırken kontrolü tamamen kaybeden bir işadamının hikâyesini anlatan Ayyaş, baskıcı bir toplumda insanın özgürlüğünün nasıl farklı şekillerde kısıtlanabileceğini örneklendiriyor. Falladanın Nazilerin akıl hastanesine kapatıldığı zaman şifreli olarak yazdığı, otobiyografik özellikler taşıyan roman, yer yer sert ve dokunaklı olmasına karşın ironi ile ince mizahı da elden bırakmıyor. "Bu kadar gerçekçi, bu kadar dürüstçe, hayata bu kadar yakın yazdığı için Fallada övgüyü hak ediyor." Hermann HesseHermann Hesse söylemiyle nokta koyalım bunfarklo kıtabımıza AyyaşAyyaş
Edebiyat & Roman
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2020 25. kitabı
Kitapsız kaldığım bir gün elime geçti bu arkadaş.Babamın kitaplığına dalıyorum arada ufak ufak ve enteresan güzelliklerle karşılaşıyorum.Ismi itibariyle itici olmakla beraber bu kitaplığa girdiyse bir sebebi vardır mantığıyla daldım.Hayır yani ufaktan karıştırmak falan değil,ilk sayfadan itibaren balıklama dalmaktan söz ediyorum.Nasıl güzel bir anlatım,nasıl akıcı,keyifli...Ba-yıl-dım...Hayatındaki her an planlı programlı giden bir adamın işindeki bir aksamayla baş edemeyip alkole sığınmasını,sonra da o alkol çarkında hızla yok olmasını anlatıyor Fallada o zarif kalemiyle.Kendini kaybettiği anlar,öfke patlamaları,kabulleniş ve reddedişleri,yalanlara boğuluşları ve kendi evini soymaya çalışacak kadar büyük bir yoksunluk içinde çırpınışları...Ve ardından hapishane,ve ardından akıl hastanesi... Okurken çok sorguladım kendimi.Ne kadar zayıfız,neye karşı zayıfız?Memnun olmayı bir türlü beceremediğimiz hayatlarımızda bile aslında ne kadar çok mutluluk sebebimiz var...Görmüyoruz,fark etmiyoruz...Ta ki hepsi elimizden kayıp gidene kadar.Keşke böyle olmasa...
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma

Yazar Hakkında

Hans FalladaYazar · 15 kitap
Asıl adı Rudolf Wilhelm Friedrich Ditzen olan Hans Fallada bir hukukçunun oğlu olarak dünyaya geldi. Babası evde çoğu zaman çocuklarına yüksek sesle Shakespeare ve Schiller okurdu. 1899 yılında babasının görevi nedeniyle Berlin’e taşındılar ve 1901 yılında burada okula başladı. Babasının Anayasa Mahkemesi’ne atanması sonucu aile 1909 yılında Leipzig’e taşınır. 1911 yılında burada bir düelloda arkadaşını öldürür, tutuklanarak psikiyatri tedavisi görür. Bu olaydan sonra yaşamı boyunca uyuşturucu sorunuyla uğraşır. 1914 yılında gönüllü olarak orduya yazılır fakat kısa bir süre sonra terhis edilir. Bundan sonra yaşam mücadelesi onu tezgâhtarlık, satıcılık, muhasebecilik, patates yetiştiriciliği gibi çeşitli işlerde çalışmak zorunda bıraktı. 1920 yılında özyaşamöyküsel özellikler taşıyan ilk romanı Der junge Goedeschal’ı (Genç Goedeschal) yayımlandı. 1923 yılında Anton und Gerda(Anton ve Gerda) adlı ikinci romanını tamamladı. Bu sırada uyuşturucu sorunu yüzünden zimmetine para geçirdiği için 3 ay hapis yattı. Daha sonra aynı sorunlar devam etti. 1929 yılı Fallada için büyük değişimlerin yaşandığı bir yıl oldu. O yıl Anna Margarete Issel’le evlendi ve bir yerel gazetede çalışmaya başladı. 1931 yılında Bauern, Bonzen und Bomben (Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar) kitabı yayımlandı. Daha sonrada 1932’de onun dünya çapında tanınmasını sağlayan romanı Kleiner Mann, was nun? (Küçük Adam Ne Oldu Sana?) yayımlandı. Roman ekonominin çöküşüyle Almanya'da yaşanan büyük enflasyon sonucu yoksulluğun, işsizliğin arttığı, sol düşüncenin yaygınlaştığı, Spartakist tepkilerin çatışmalara yol açtığı, buna karşın Nazi rejiminin güçlenmeye başladığı bir ortamda geçiyordu. Roman o kadar beğenildi ki 1934 yılında Frank Borzage yönetmenliğinde Universal Pictures tarafında sinemaya aktarıldı. Bunun sonucunda Nazi karşıtı faaliyetleri suçlamasıyla kısa bir süre hapsedildi, sorgulandı fakat serbest bırakıldı. Naziler’in iktidarda olduğu bu yıllarda Fallada romanlarına devam etti. 1934’te Wer einmal aus dem Blechnapf frißt (Karavanasından Bir Kez Yiyen) ve Wir hatten mal ein Kind (Bir Zamanlar Çocuğumuz Vardı), 1935’te Das Märchen vom Stadtschreiber, der aufs Land flog (Yaşlı bir Yüreğin Yolcuğu), 1937’de Wolf unter Wolfen (Kurtlar Arasındaki Kurt), 1938’de Der Eiserne Gustav (Demir Gustav), 1940’ta Der Mann ungeliebte(Sevilmeyen Adam), 1943’te Ein Mann will hinauf’ı (Bir Adam Yukarı Çıkacak) yazdı. Fallada bu dönemde Naziler’den baskı görmesine rağmen Almanya’yı terk etmeyecek kadar yurdunu seviyordu. Bir süredir alkol kullanmaya da başlamıştı. 1944 yılında üç çocuk sahibi olduğu eşi Anna Issel’in kafasına silahla vurduğu için 4 ay hapiste kaldı ve boşandı. Bu sıkıntılı günlerde Naziler’in Yahudi karşıtı roman siparişine karşılık yazdığı özyaşamöyküsel romanı Der Trinker’i (Ayyaş) 1944 yılında bitirdiğinde savaşın sonu gelmişti ve Naziler yeniliyordu. Romandaki boşluklar ölümünden sonra dolduruldu ve kitap 1950 yılında yayımlandı. Savaştan sonra 1 Şubat 1945’te 24 yaşındaki Ursula Losch ile evlendi ve Kızıl Ordu Feldberg’e girince bir süreliğine belediye başkanlığı yaptı. Sonrasında istifa etti ve Berlin’e yerleşti. Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu. 1946’da yazdığı son romanı Jeder stirbt für sich allein (Herkes Tek Başına Ölür) yayımlandığında kısa sürede tükendi fakat ikinci baskısını göremeden 5 Şubat 1947’de uyuşturucuya bağlı olarak kalp yetmezliğinden Berlin’de öldü. Küçük insanların avukatı sayılan Hans Fallada romanlarına kahraman olarak, çeşitli işlerde çalıştığı sırada tanıdığı halktan gelme kişileri seçti, yapıtlarında insanların yaşamını kimi zaman gerçekçi kimi zaman da mizahî bir dille yansıttı. Hans Fallada’nın yapıtlarının bir kısmı ölümünden sonra yayımlanabilmiştir. Bazıları da sinemaya uyarlanmıştır. Son olarak Herkes Tek Başına Ölür adlı romanı bazı elyazmalarının bulunmasıyla 2010’da yeni bir düzenlemeyle basılmıştır. 1981 yılından beri yazarın anısını yaşatmak için Neumünster kentinde Hans Fallada Ödülü verilmektedir.