Der Trinker

Hans Fallada
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
211
Basım Tarihi:
1971
İlk Yayın Tarihi:
1950
Yayınevi:
Rororo Verlag
Orijinal Adı:
Der Trinker, 1950
ISBN:
9783499103339
Ülke:
Almanya
Dil:
Almanca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2023 195. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2023 02:28
Harika yazan yazarlar gökkubbesinde yeni bir yıldız doğdu benim için Fallada ile. Dostoyevski'nin kumarbazından esinlenerek yazılmış bu 'Ayyaş' kitabı, ama bence boynuz kulağı fazlasıyla geçmiş. Bir kaç günde okuduğuma bakmayın, zaman darlığı ve başka kitaplar engel oldu bir günde okumama, yoksa o kadar akıcı ve sürükleyici ki hikaye, hemen içine çekiyor sizi ve uzun zaman yakanızı bırakmıyor. Nasıl bir kurgu, nasıl yansıtılmış kahramanımızın iç dünyası... keyifle ve hayretle okuyorsunuz. Bir insanın alkolik olması ve hayatının bu derece hızlı altüst olması mümkün mü diye sormadım değil okurken, ama düşündükçe üzerinde, inandırıcı geldi. Eşine karşı olan gelgitleri, en sonunda onu hiç tanımamışım demesini okumak da epey bir düşündürücü ve etkileyiciydi. Sonunu hiç kestiremedim ve yine şamar gibi bir sonla bitiyor desem spoiler vermiş olur muyum bilmem. Ama ağır ve bunaltıcı bir havası var kitabın sonlara doğru, kasvet çöküyor insanın üstüne adeta. Kitap daha uzun olsaydı dayanbilir miydim bilmiyorum. Bu konudaki dayanma gücüm epey düşük artık. Hasılı kelam, Dosto kalitesinde insan okuma ve sergileme, harika şekilde akıcı bir kurgu ve düşündürücülük seviyesiyle dolu dolu bir eser. Sizi bilmem ama ben Fallada'ya kesinlikle devam edeceğim. Kitapla kalın...
Der TrinkerHans Fallada · Rororo Verlag · 1971215 okunma
9/10
·336 syf.··
2020 239. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2020 18:10
Bu yıl ilk kez keşfettiğim ve istisnasız en beğendiğim yazarların en başında Hans Fallada geliyor. Yazardan okuduğum beş kitap da gerçekten birbirleriyle yarışacak kadar güzeldiler. Ancak “Ayyaş” kitabı okuduklarım içerişinde beni en çok tatmin eden kitabı oldu. Jack London’un “John Berleycorn”u (İntihar), Emile Zola’nın “Meyhanesi”nden sonra içki temalı kitapların en başarılı olanları arasına Fallada’nın “Ayyaş”nı da dâhil ediyorum. Söylediğim kitapları okumadıysanız da kesinlikle tavsiye ediyorum. Kitap, yazarın hayatına dair çok fazla otobiyografik öğe barındırıyor. Yazar 1944’te karısını ölümle tehdit ettikten sonra akıl hastanesine kapatılır ve bu kitabı da orada yazmaya başlar. Yazarın yakalanma korkusundan dolayı kitabı şifreli bir şekilde yazdığını söyleniyor. Çünkü kitapta anlatılan ve eleştirilen kurumlar, düzen, sistem ve adalet mekanizması, o zamanın Almanyasında, Hitler rejiminin son yıllarında suç teşkil edebilecek unsurlardı. Kitap günlük formatında olmasa da okura öyle bir izlenim veriyor. O kadar akıcı, sade ve dokunaklı bir dil var ki ortada yazarla adeta baş başaymış, sanki çok samimi bir arkadaşınızla bir içki masasına oturmuş dertleşiyormuş gibi hissediyorsunuz. Kitabın başlığına bakarak konuyu tahmin etmek zor değil ancak alkolizm burada sadece paravan bir konudur. Açıkçası kitap bir ayyaşın hayatı ya da eylemleri üzerine değil. Yazar bir kez daha aile içi geçimsizliği ve evliliği ele alıyor. Buradaki ana problem her şeyden önce bir evliliğin çöküşüdür. Magda ve Erwin Sommer’in çok mutlu bir evlilik hayatı olmuştur. Karşılıklı çabayla başarılar elde etmiş, yıllarca sıkıntılara birlikte göğüs germiş, aşkları her daim onları stres ve baskıdan korumuştur. Ancak orta sınıfa ait bu çift zamanla birbirlerinden duygusal olarak uzaklaşmaya başlar.
Edebiyat
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 20:05
Bir kitabı hem dolu dolu hem de süper denecek kadar akıcı bir şekilde yazmak herhalde Hans Fallada'ya ait bir özellik olsa gerek. Yazarın okuduğum bu üçüncü romanında da aynı akıcılığı gördüm. Kitap o kadar hızlı ilerliyor ki insanda adeta elinden hiç bırakmadan okuyup bitirmek isteği uyandırıyor. Yazar, gerçek hayatta bir süreliğine kapatıldığı bir tımarhanede şifreli olarak yazdığı bu kitabında, hayatta her şeye sahipken alkol bağımlısı haline gelen birinin elindekileri bir bir kaybederek nasıl dibe vurduğunun hikayesini anlatıyor. Ama aslında kendi gerçek hayat hikayesinden bir bölümü bizlere sunuyor. Büyük oranda otobiyografik özellik taşıyan yazarın bu kitabını ben çok büyük beğeniyle, keyifle ve büyük merak içerisinde okudum. Herkese de okumasını tavsiye ederim.
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2021 56. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2021 11:10
Hans Fallada ile iyi ki #ayyaş kitabıyla tanışmışım. Kendi hayatından izler taşıması, alkol ve uyuşturucu bağımlısı olup, eşini yaralamasıyla bir süre hapiste kalmış, gençlik döneminde ise psikiyatri kliniğinde tedavi olmuştur. İşte tam bu yüzden otobiyografik özellikler taşıyan bu kitabı bu kadar cesur ve esirgemeden yazması hayran bıraktırdı. Eserde ise bir iş adamının aile ve iş hayatındaki sorumluluklarında bir kaçış, rahatlama yolu ararken alkol bağımlısı biri haline gelip dibe vuruş hikayesidir anlatılan. Alkolün etkisiyle sergilediği ve eyleme döktüğü davranışları sonucu hata üstüne hatalar yapan ve bunun bedelini ağır bir şekilde ödeyen bir karakter. Alkollü olduğu bir gece karısını öldürmekle tehdit edince önce hapse girip, oradan akıl hastanesine sevk edilmiştir. Bundan sonrasında yaşadıkları ise tam bir cehennem. Ana karakter dışında, akıl hastanesi ve cezaevindeki diğer karakterlerin de psikolojik çözümlemeleri çok etkileyiciydi. İnsan ve toplum ilişkilerinde-daha çok toplumdan dışlanmış kişilerin özgürlüklerin elinden alınması, yaşam mücadelesi, belki de bu yüzden bu kadar gerçekçi ve etkileyici. Sade bir üslupla ve hayranlıkla okudum. Farklı bir yazar deneyimi için mutlaka tanışılması gereken kalemlerden.
Edebiyat
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
8/10
·336 syf.·
2017 9. kitabı
Sadece isminden dolayı merak ettiğim bir kitaptı, ama iyi ki alıp okumuşum diyorum şuan, sade ve akıcı bir kitap. Alkolik bir insanı onun düşünce şeklini,başına gelen olumsuzlukları anlatan bir eser.Alkol kullanan herkesin yaşadığı bir durum kitapta da çok güzel anlatılmış sarhoşken mantıksız şeylerin çok akıllıca görülmesi, bunun yanın da toplumdan dışlanan, kişilerin dünyasında bir yolculuğa çıkartıyor yazar bizi. Kitabın kahramanı Erwin alkol kullandığı için mi toplumun dışına itiliyor, yoksa toplumun dışında olduğu için mi alkolik oluyor bunun net bir cevabı yok. Okuma listenizde bulunması gereken bir eser...
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
9/10
·336 syf.··
2021 147. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2021 10:15
Hans Fallada ile tanışma kitabım olan "Ayyaş"; yazara başlamak adına isabetli 1karar sanırım kitabın otobiyografik özellikler taşımasıyla da, zira kendisi de alkol ve uyuşturucu bağımlısı olup 1944 yılında 3çocuk sahibi olduğu eşi Anna Issel’in kafasına silahla vurduğu için 4 ay hapiste kaldı ve boşandı. Bu sıkıntılı günlerde Naziler’in Yahudi karşıtı roman siparişine karşılık yazdığı özyaşamöyküsel romanı Der Trinker’i (Ayyaş) 1944 yılında bitirdiğinde savaşın sonu gelmişti ve Naziler yeniliyordu, hatta gençlik döneminde arkadaşı ile girdiği düelloda arkadaşını öldürüp tutuklanır ve daha sonra psikiyatri servisine kaldırılır ki "Ayyaş"; kitabının taslağını bu kısımlar oluşturuyor... ~...Ah, bizler zavallı insanlarız. Küçük nedenlerle başlamıştı her şey. Ben dolapta unutulmuş 1şişe kırmızı şarapla atmıştım bu yaşama ilk adımlarımı. Kötü1anımda çıkıvermişti karşıma. Mutlaka onun için de kötü1rastlantı her şeyin başlangıcı olmuştu... İşte, önemsiz1şey büyür, gelişir, bizi içine alır ve daha da büyür; ta ki biz altında kalıp ezilene dek...~ Kitabı tek günde bitirebilirdim okadar akıcı ama yazdığı tüm durumlarla beni sorgulattiği için 1gunden fazla oldu bitirme sürem :-))))) Kitabın başında alkol üzerine verdiği bağımlılık benim hayata dair sorgulamam oldu, herşeyin fazlası zarar olduğu gibi hayatta, ne kadar evrensel 1durum dedim hayatta bağlandıklarımiz düşünülünce olmasa da yaşanıyor 1yerde kabullenebilirsek ama bağımlılığımız her sıkıştığımız durumda geçmeyen yara gibi... Kitabın 1 de hastane bölümü var ki sadece kitaptaki ana karakter beni etkilememiştir yan karakterlerde verdiği mesajlarla ve anlattığı olaylarla yine kitabın en etkileyici kısımları oldu benim için, her defasında hastaneden parmaklıklar ardındaki sonsuz dediğimiz doğada kısıtlandığımız ( sanki bu
İnsan
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
7/10
·336 syf.··
2020 42. kitabı
Ayyaş, ayyaşlıktan ziyade yaşam denen sistemin dişlilerinden birinin bir dönem yerinden çıkmasının kalıcı ve dehşetli sonuçlarını ele alan ve bu amaç çerçevesinde alkolizmi basit bir araç olarak işleyen bir depresyon romanı. Fallada'nın yaşamı boyunca bir türlü kurtulamadığı alkolizm ve uyuşturucu sorunlarının da etkisiyle yazdığı bu otobiyografik romanı akıl hastanesinde şifreli bir dille kaleme alması boşuna değil. Bir nedamet romanı olsa da romanın yazılmasından birkaç sene sonra yaşamını yitirmesi alkolü benliğinden atabilmenin sonuçlarını yaşayamama talihsizliğine de neden olmuş. Romandaki ayyaş aslında tam anlamıyla bir içki müptelası değil. Romanın ikinci yarısı boyunca içki konusu finale kadar hemen hemen hiç geçmiyor. Bu açıdan roman adının tam karşılığını yansıtmıyor. Özellikle sanatoryum bölümünün yüzde 90'ı romanın ana temasına hizmet etmiyor. Sanki roman içinde roman gibi. Ama yine de son 20 sayfada tekrar ana akışa dönebiliyor. Üst üste 4 Hans Fallada romanından sonra kısa bir ara...
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma
9/10
·368 syf.··
2025 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 10:54
yazar bu kitabını Sommer karakteri üzerinden, nazilerden gizlenerek kendi hayatının karanlığıyla boğuştuğu bir dönemde yazıyor. Bir kurgu gibi değilde bir itirafname , zihinsel çöküş günlüğü gibi okuyorsunuz. Fallada , eski eşini öldürmeye teşebbüs etmekten ve bağımlılıktan dolayı akıl hastanesine kapatılmış, tıpkı kitaptaki karakter gibi. Bağımlılığın bir insanı nasıl bir sona yaklaştırdığını bütün çıplaklığıyla okurken özellikle kitabın sonu çok vurucuydu benim için . Bağımlıların iyileşmekten çok nasıl tanıdıkları karanlığı tercih ettiği, aslında beden değil ruh meselesi olduğu ve kendilerini nasıl sabote ettiklerini anlatan dürüst metinlerden biriydi. İnsanlar bazen hayatı değil batışı tercih eder işte Sommer karakteri bu batışın romanıydı. Ben çok sevdim. Fallada’dan okuduğun ikinci kitap , devam edeceğim.
Edebiyat
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2025215 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 21:19
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Adı : AYYAŞ Yazar Adı : HANS FALLADA Sayfa Sayısı : 368 Kitap Puanım : 10 / 10 Kitap İncelemem : Bazı kitaplar bittiğinde elin hafifçe titrer. Kapağı kapatırsın ama hikâye peşini bırakmaz. Ayyaş tam olarak öyle bir kitap. Hans Fallada bu romanda süs yapmıyor. Cümlelerini parlatmıyor. Okşamıyor, avutmaya çalışmıyor. Gözünün içine bakıp şunu söylüyor: “İnsan dediğin, en çok kendine yenilir.” Bu bir alkolizm anlatısı değil. Bu, insanın kendiyle giriştiği o uzun, yorucu ve acımasız mücadelenin romanı. Sommer’in zihninde dolaşırken şunu fark ediyorsun: düşüş bir anda olmuyor. Sessizce geliyor. Küçük adımlarla. Ve asıl tehlike de burada başlıyor. Fallada’nın dili sade ama darbesi sert. Cümleler kısa, etkisi kalıcı. Okurken huzursuz oluyorsun. Çünkü anlattıkları yabancı değil. Zayıflık tanıdık. Kaçma isteği tanıdık. Kendinden kaçma hali fazlasıyla tanıdık. Bu kitap bana ne yaptı biliyor musun? İçime ayna tuttu. Hem de filtresiz.
1000Kitap
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2025215 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2022 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2022 17:21
Kitabın adı: Ayyaş Yazarın adı:Hans Fallada Sayfa sayısı:338 Hans Fallada ile tanışma kitabım oldu. Ve çok sevdim. Otobiyografik bir kitap. Gerçek hayatında da bir süre hapis yatan yazarımız daha sonra karısından boşandı. Nazilerin Yahudi karşıtı olarak yazılan özyaşamsal öyküsel romanı Ayyaş bittğinde savaşın sonu gelmişti. Herşey dolapta bulduğu küçük bir şişe kırmızı şarapla başlamıştı. İçtikçe rahatladığını sanıyordu. İçtikçe içiyor sarhoş oldukça hayalleri artıyordu ve hep son oluyordu içtikleri ama bir türlü o son kadehin sonu gelmiyordu. Ve ..... Sonunda bir hasyaneye yatırılır. Hastanede günleri hayalle geçer. Hapisten çıkacak karısıyla barışacak şirketin başına geçecektir. Haaaa..... Bu arada kahramanımızın adını yazmayı unuttum ERWİN SOMMER. Kitabın sonunda ne mi oldu... Sommer hayallerlerine kavuştu mu? İyileşti mi? Yoksa....
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012215 okunma

Yazar Hakkında

Hans FalladaYazar · 15 kitap
Asıl adı Rudolf Wilhelm Friedrich Ditzen olan Hans Fallada bir hukukçunun oğlu olarak dünyaya geldi. Babası evde çoğu zaman çocuklarına yüksek sesle Shakespeare ve Schiller okurdu. 1899 yılında babasının görevi nedeniyle Berlin’e taşındılar ve 1901 yılında burada okula başladı. Babasının Anayasa Mahkemesi’ne atanması sonucu aile 1909 yılında Leipzig’e taşınır. 1911 yılında burada bir düelloda arkadaşını öldürür, tutuklanarak psikiyatri tedavisi görür. Bu olaydan sonra yaşamı boyunca uyuşturucu sorunuyla uğraşır. 1914 yılında gönüllü olarak orduya yazılır fakat kısa bir süre sonra terhis edilir. Bundan sonra yaşam mücadelesi onu tezgâhtarlık, satıcılık, muhasebecilik, patates yetiştiriciliği gibi çeşitli işlerde çalışmak zorunda bıraktı. 1920 yılında özyaşamöyküsel özellikler taşıyan ilk romanı Der junge Goedeschal’ı (Genç Goedeschal) yayımlandı. 1923 yılında Anton und Gerda(Anton ve Gerda) adlı ikinci romanını tamamladı. Bu sırada uyuşturucu sorunu yüzünden zimmetine para geçirdiği için 3 ay hapis yattı. Daha sonra aynı sorunlar devam etti. 1929 yılı Fallada için büyük değişimlerin yaşandığı bir yıl oldu. O yıl Anna Margarete Issel’le evlendi ve bir yerel gazetede çalışmaya başladı. 1931 yılında Bauern, Bonzen und Bomben (Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar) kitabı yayımlandı. Daha sonrada 1932’de onun dünya çapında tanınmasını sağlayan romanı Kleiner Mann, was nun? (Küçük Adam Ne Oldu Sana?) yayımlandı. Roman ekonominin çöküşüyle Almanya'da yaşanan büyük enflasyon sonucu yoksulluğun, işsizliğin arttığı, sol düşüncenin yaygınlaştığı, Spartakist tepkilerin çatışmalara yol açtığı, buna karşın Nazi rejiminin güçlenmeye başladığı bir ortamda geçiyordu. Roman o kadar beğenildi ki 1934 yılında Frank Borzage yönetmenliğinde Universal Pictures tarafında sinemaya aktarıldı. Bunun sonucunda Nazi karşıtı faaliyetleri suçlamasıyla kısa bir süre hapsedildi, sorgulandı fakat serbest bırakıldı. Naziler’in iktidarda olduğu bu yıllarda Fallada romanlarına devam etti. 1934’te Wer einmal aus dem Blechnapf frißt (Karavanasından Bir Kez Yiyen) ve Wir hatten mal ein Kind (Bir Zamanlar Çocuğumuz Vardı), 1935’te Das Märchen vom Stadtschreiber, der aufs Land flog (Yaşlı bir Yüreğin Yolcuğu), 1937’de Wolf unter Wolfen (Kurtlar Arasındaki Kurt), 1938’de Der Eiserne Gustav (Demir Gustav), 1940’ta Der Mann ungeliebte(Sevilmeyen Adam), 1943’te Ein Mann will hinauf’ı (Bir Adam Yukarı Çıkacak) yazdı. Fallada bu dönemde Naziler’den baskı görmesine rağmen Almanya’yı terk etmeyecek kadar yurdunu seviyordu. Bir süredir alkol kullanmaya da başlamıştı. 1944 yılında üç çocuk sahibi olduğu eşi Anna Issel’in kafasına silahla vurduğu için 4 ay hapiste kaldı ve boşandı. Bu sıkıntılı günlerde Naziler’in Yahudi karşıtı roman siparişine karşılık yazdığı özyaşamöyküsel romanı Der Trinker’i (Ayyaş) 1944 yılında bitirdiğinde savaşın sonu gelmişti ve Naziler yeniliyordu. Romandaki boşluklar ölümünden sonra dolduruldu ve kitap 1950 yılında yayımlandı. Savaştan sonra 1 Şubat 1945’te 24 yaşındaki Ursula Losch ile evlendi ve Kızıl Ordu Feldberg’e girince bir süreliğine belediye başkanlığı yaptı. Sonrasında istifa etti ve Berlin’e yerleşti. Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu. 1946’da yazdığı son romanı Jeder stirbt für sich allein (Herkes Tek Başına Ölür) yayımlandığında kısa sürede tükendi fakat ikinci baskısını göremeden 5 Şubat 1947’de uyuşturucuya bağlı olarak kalp yetmezliğinden Berlin’de öldü. Küçük insanların avukatı sayılan Hans Fallada romanlarına kahraman olarak, çeşitli işlerde çalıştığı sırada tanıdığı halktan gelme kişileri seçti, yapıtlarında insanların yaşamını kimi zaman gerçekçi kimi zaman da mizahî bir dille yansıttı. Hans Fallada’nın yapıtlarının bir kısmı ölümünden sonra yayımlanabilmiştir. Bazıları da sinemaya uyarlanmıştır. Son olarak Herkes Tek Başına Ölür adlı romanı bazı elyazmalarının bulunmasıyla 2010’da yeni bir düzenlemeyle basılmıştır. 1981 yılından beri yazarın anısını yaşatmak için Neumünster kentinde Hans Fallada Ödülü verilmektedir.