Çevirmen:
Ahmet Arpad
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı:
178
Basım Tarihi:
29 Nisan 2019
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9786051853857
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·178 syf.··
2020 240. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2020 19:10
2017 yılında Hans Fallada arşivinde bulunan öyküler “Jünge Liebe zwischen Trümmern” adıyla 2018 yılında yayımlanmış. Kambur’da bulunan öyküler ( küçük bir kısmı anı) bu kitaptaki öykülerden seçilmiş. Hans Fallada ile tanışma kitabım olan Kambur’daki öykülerin bir kısmını sevdim.Bir kısmını sevmedim.Hans Fallada’nın kullandığı dilin son derece yalın olduğunu biliyordum aslında ama sanırım öykülerde biraz daha zengin bir dili seviyorum. Sıradan insanların hayatına odaklanan yazar, savaşın acımasızlığını, yoksulluğu, açlığı etkileyici bir şekilde anlatıyor.Beğendiğim öyküler savaş temalı öykülerdi.
Edebiyat
KamburHans Fallada · Everest Yayınları · 2019100 okunma
Puan vermedi·178 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2022 22:57
Hans fallada geç keşfettiğim bir yazar.ilk okuduğum kitabı”küçük adam ne oldu sana”harika bir romandı. İkinci okuduğum kitabı “Kambur” yirmi dört hikayeden oluşan bir yapıt. Roman okumayı daha çok sevmeme rağmen söz konusu fallada olunca gözüm kapalı aldım ve yine hayran kalarak kitabı bitirdim. Keyifli okumalar :)))
KamburHans Fallada · Everest Yayınları · 2019100 okunma
Puan vermedi·178 syf.·
2022 167. kitabı
Hans Fallada Dili Duru gerçekçi bu kadar hayata yakın yazıyor olusu okumayı merakla sürdürmeyı sağlıyor..okur adına Yazarın diğer kıtapları da okumak istiyorum, zamanla elbette 20. yüzyıl Alman edebiyatının en önemli isimlerinden Hans Fallada’nın yazdığı öyküler okurla ilk kez buluşuyor. Fallada’nın çeşitli gazete ve dergilerde yayınladığı öyküler yıllar yılı arşivlerin karanlığına gömülmüş, ta ki 2017’de yapılan bir araştırmaya kadar… Yazarın biyografisi üzerine yeni çalışmalar yürütülürken ortaya çıkan bu öyküler, edebiyat dünyası için gerçek bir keşif! Kambur, 1920-1940 dönemi Almanya’sının bir profilini çizerken, yoksulluk ve haksızlıklara karşın ayakta kalmaya çalışan bir toplumu anlatıyor. Fallada’nın zor geçen gençlik yıllarının izlerini taşıyan bu yirmi dört öykü, yazara özgü gerçekçi, yalın ve duru anlatımla kaleme alınmış. “Güçsüzlerin yazarı” kabul edilen Hans Fallada, yazgısını anlattığı küçük insanları bu yapıtında da anıtlaştırıyor. “Fallada, kararlılığı ve dünyevi görüşleriyle toplum yaşamındaki çelişkileri kolayca sezme ve onları ustalıkla anlatma yeteneğine sahip bir yazardır. Diyor:Thomas Huetlın bize arka kapakta Kendinize bir iyilik yapın ve #OKUYUN #OKUTUN
Edebiyat Hikaye Öykü
KamburHans Fallada · Everest Yayınları · 2019100 okunma
Puan vermedi·178 syf.··
2023 81. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2023 13:10
Hans Fallada'nın romanlarına da bakmak isterim ama bizde öykü anlamında ondan iyiler var. Arka kapaktaki övgülere ve kapak resmine aldandım da Almanların Mustafa Kutlu'su gibi geldi. Bazı öykülerde bir sonda ilahi koymadığı kalmış. Bazı öyküler öykü özelliği taşımıyor. Sondaki "Atalarım" öyküsü bir öykü değil resmen deneme. Bazı orijinal konuları da heba etmiş yazar. Gerçekten biz edebiyatımıza haksızlık ediyoruz. Bizde Fallada'dan iyiler var.
KamburHans Fallada · Everest Yayınları · 2019100 okunma
Puan vermedi·178 syf.··
2020 49. kitabı
4'ü anı ve makalelerden oluşan 24 seçkilik bu öykü toplamasıyla Hans Fallada'nın Everest-Modern Klasikler serisindeki tüm kitaplarını okuyup bitirmiş oldum. 5-6 sayfalık öyküleri pek sevmediğimden derin derin değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Yıkıntılar Arasında Taze Aşk ve Neredesin Sevgili Hoppelpoppel en beğendiğim hikayeler oldu.
KamburHans Fallada · Everest Yayınları · 2019100 okunma
9/10
·178 syf.··
2025 21. kitabı
Hans Fallada, Kambur’da günlük hayatın içinden öyküler anlatıyor. Geçim kaygısı güden, hayatta kalmak için hep bir mücadele halinde olan, her yerde görebileceğimiz, toplumun çoğunluğunu oluşturan, yazarın kendi tabiri ile ‘Küçük İnsanlar’ın hikayeleri bunlar. Bazılarında, yazarın kendisi hayatından kesitler de sunduğu öykülerde, savaş zamanı Almanya’nın da panoraması çiziliyor. Açlık, yokluk, ağır kayıplar, ölüm, yaşam, aşk, yalnızlık gibi konulara değinen Fallada’nın gerçekçi, yalın ve sıcak bir anlatımı var. Öyküler kısa ama anlattıkları meseleler büyük. 24 öykünün hepsi de çok etkileyici. Yazarı tanımaya öyküleri ile başladım. Romanlarını okumak için sabırsızlanıyorum.
KamburHans Fallada · Everest Yayınları · 2019100 okunma
Puan vermedi·178 syf.··
2019 138. kitabı
Kambur, @everestyayinlari . Bazen öyle güzel kitaplar okuyorum ki istiyorum herkes benimle aynı keyfi alsın.Hatta yakın arkadaşlarıma ısrarla okutup hadi bitir konuşalım diye başlarında bekliyorum.Zaten bu sayfayı açma sebebimiz bu.Kambur’da benim ısrarla herkes okusun dediğim bir öykü kitabı oldu.İçerisinde bir kaç öykü var ki içimde yer etti. . Hadi sizde okuyun sohbet edelim️En sevdiğim öyküler belki ortak olur. .
KamburHans Fallada · Everest Yayınları · 2019100 okunma
8/10
·178 syf.··
2021 1. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 10:18
Kitab hekayələr toplusudur. Elə yazıçının öz cümlələri ilə kitab haqqında fikirlərimi ifadə edim: "Sonra bir zaman geldi, bu yaşamım değişti. Ancak onu değiştiren okuduklarım değil, yazdıklarım oldu. Kaleme aldıklarım, düşlenen mutluluklar, hasreti çekilen yücelikler değildi. Ekmeğini taştan çıkarmaya çabalayan, kendi halinde, sade, önemsiz bir adamın günlük yaşamıydı. Sözün kısası o bir "Küçük Adam"dı... Onunla sonsuz yankılar yaşadım; ben artık tek başına değildim!" Hans Fallada Kambur
1000Kitap
KamburHans Fallada · Everest Yayınları · 2019100 okunma
Puan vermedi·178 syf.··
2020 109. kitabı
Daha çok yazdığı romanla tanınan bir yazarın gazete ve dergilerde yayınlanmış öykülerinin bir araya getirilip oluşturulduğu bu öykü kitabı hem döneminin (I. Dünya Savaşı sonrası ve II. Dünya Savaşı başları) Almanya'sını anlatıyor hem de yazdığı romanı olan Küçük Adam Sana Ne Oldu'daji küçük adamları - insanları tanıtıyor. Halkın açlık ve fakirlikle mücadelesini, haksızlıklara karşı dik durmaya çalışmasını yalın bir dille aktarıyor yazar. Bu arada kendi hayatından da kesitler de eklenmiş kitabın içerisine. Döneminin edebiyatçıları ile birlikte sevdiği ve etkilendiği yazarları gösterip kiminin de eleştirilmesini haksız buluyor Fallada.
KamburHans Fallada · Everest Yayınları · 2019100 okunma
8/10
·178 syf.··
Beğendi
·
2020 45. kitabı
Hayatı boyunca uyuşturucu ile mücadele eden yazarın çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan öyküleri ilk 2017’ de ki bir araştırma sırasında ortaya çıkıyor. 1893 ve 1947 yılları arasında yaşayan ve gerçek adı Rudolf Wilhelm Friedrich Ditzen olan yazarın iki Dünya Savaşı arasındaki Almanya’ yı anlattığı öykülerinde genellikle işsizlik, fakirlik ve alt tabaka insanlarının uğradığı haksızlıklar görülmektedir. Kitapta 24 öykü bulunmaktadır.
KamburHans Fallada · Everest Yayınları · 2019100 okunma

Yazar Hakkında

Hans FalladaYazar · 15 kitap
Asıl adı Rudolf Wilhelm Friedrich Ditzen olan Hans Fallada bir hukukçunun oğlu olarak dünyaya geldi. Babası evde çoğu zaman çocuklarına yüksek sesle Shakespeare ve Schiller okurdu. 1899 yılında babasının görevi nedeniyle Berlin’e taşındılar ve 1901 yılında burada okula başladı. Babasının Anayasa Mahkemesi’ne atanması sonucu aile 1909 yılında Leipzig’e taşınır. 1911 yılında burada bir düelloda arkadaşını öldürür, tutuklanarak psikiyatri tedavisi görür. Bu olaydan sonra yaşamı boyunca uyuşturucu sorunuyla uğraşır. 1914 yılında gönüllü olarak orduya yazılır fakat kısa bir süre sonra terhis edilir. Bundan sonra yaşam mücadelesi onu tezgâhtarlık, satıcılık, muhasebecilik, patates yetiştiriciliği gibi çeşitli işlerde çalışmak zorunda bıraktı. 1920 yılında özyaşamöyküsel özellikler taşıyan ilk romanı Der junge Goedeschal’ı (Genç Goedeschal) yayımlandı. 1923 yılında Anton und Gerda(Anton ve Gerda) adlı ikinci romanını tamamladı. Bu sırada uyuşturucu sorunu yüzünden zimmetine para geçirdiği için 3 ay hapis yattı. Daha sonra aynı sorunlar devam etti. 1929 yılı Fallada için büyük değişimlerin yaşandığı bir yıl oldu. O yıl Anna Margarete Issel’le evlendi ve bir yerel gazetede çalışmaya başladı. 1931 yılında Bauern, Bonzen und Bomben (Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar) kitabı yayımlandı. Daha sonrada 1932’de onun dünya çapında tanınmasını sağlayan romanı Kleiner Mann, was nun? (Küçük Adam Ne Oldu Sana?) yayımlandı. Roman ekonominin çöküşüyle Almanya'da yaşanan büyük enflasyon sonucu yoksulluğun, işsizliğin arttığı, sol düşüncenin yaygınlaştığı, Spartakist tepkilerin çatışmalara yol açtığı, buna karşın Nazi rejiminin güçlenmeye başladığı bir ortamda geçiyordu. Roman o kadar beğenildi ki 1934 yılında Frank Borzage yönetmenliğinde Universal Pictures tarafında sinemaya aktarıldı. Bunun sonucunda Nazi karşıtı faaliyetleri suçlamasıyla kısa bir süre hapsedildi, sorgulandı fakat serbest bırakıldı. Naziler’in iktidarda olduğu bu yıllarda Fallada romanlarına devam etti. 1934’te Wer einmal aus dem Blechnapf frißt (Karavanasından Bir Kez Yiyen) ve Wir hatten mal ein Kind (Bir Zamanlar Çocuğumuz Vardı), 1935’te Das Märchen vom Stadtschreiber, der aufs Land flog (Yaşlı bir Yüreğin Yolcuğu), 1937’de Wolf unter Wolfen (Kurtlar Arasındaki Kurt), 1938’de Der Eiserne Gustav (Demir Gustav), 1940’ta Der Mann ungeliebte(Sevilmeyen Adam), 1943’te Ein Mann will hinauf’ı (Bir Adam Yukarı Çıkacak) yazdı. Fallada bu dönemde Naziler’den baskı görmesine rağmen Almanya’yı terk etmeyecek kadar yurdunu seviyordu. Bir süredir alkol kullanmaya da başlamıştı. 1944 yılında üç çocuk sahibi olduğu eşi Anna Issel’in kafasına silahla vurduğu için 4 ay hapiste kaldı ve boşandı. Bu sıkıntılı günlerde Naziler’in Yahudi karşıtı roman siparişine karşılık yazdığı özyaşamöyküsel romanı Der Trinker’i (Ayyaş) 1944 yılında bitirdiğinde savaşın sonu gelmişti ve Naziler yeniliyordu. Romandaki boşluklar ölümünden sonra dolduruldu ve kitap 1950 yılında yayımlandı. Savaştan sonra 1 Şubat 1945’te 24 yaşındaki Ursula Losch ile evlendi ve Kızıl Ordu Feldberg’e girince bir süreliğine belediye başkanlığı yaptı. Sonrasında istifa etti ve Berlin’e yerleşti. Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu. 1946’da yazdığı son romanı Jeder stirbt für sich allein (Herkes Tek Başına Ölür) yayımlandığında kısa sürede tükendi fakat ikinci baskısını göremeden 5 Şubat 1947’de uyuşturucuya bağlı olarak kalp yetmezliğinden Berlin’de öldü. Küçük insanların avukatı sayılan Hans Fallada romanlarına kahraman olarak, çeşitli işlerde çalıştığı sırada tanıdığı halktan gelme kişileri seçti, yapıtlarında insanların yaşamını kimi zaman gerçekçi kimi zaman da mizahî bir dille yansıttı. Hans Fallada’nın yapıtlarının bir kısmı ölümünden sonra yayımlanabilmiştir. Bazıları da sinemaya uyarlanmıştır. Son olarak Herkes Tek Başına Ölür adlı romanı bazı elyazmalarının bulunmasıyla 2010’da yeni bir düzenlemeyle basılmıştır. 1981 yılından beri yazarın anısını yaşatmak için Neumünster kentinde Hans Fallada Ödülü verilmektedir.