İnsanın Anlam Arayışı
Puan vermedi·170 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
Kitap Nazi Almanyası döneminde Polonya'da yer alan, yaklaşık 3 milyon kişinin öldürüldüğü kampta esir olarak uzun süre geçiren bir psikiyatri doktorunun yaşadıklarını, psikolojik birikim ve tecrübelerini, gözlemlerini anlatıyor. Tüm aile fertlerini bu kamplarda kaybeden Frankl, ailesinden yalnızca kız kardeşiyle görüşebiliyor tutsaklıktan kurtulduğunda. Kitap hayattaki en anlamsız ızdırapların bile nasıl yaşam güçlendirici bir araca dönüştüğünü anlatıyor. Yazar, daha sonra hastalarıyla yaptığı görüşmelerde danışanlarına "Niçin intihar etmiyorsunuz?" diye sorarak insanın anlam arayışını araştırıyor. Frankl kamp sakinlerinin elektrik yüklü tellere gidip intihar etmediklerini genel olarak sıkıntılara katlandıklarını, ölmek istemediklerini hatta çok küçük şeylerle mutlu olabildiklerini fark ediyor ve bunun üzerine bir çalışma geliştiriyor : Logo terapi . Genel olarak bütün terapi yöntemleri geçmişe dönük, geçmişi düzeltip, yaraları sarıp bugüne iyi başlamaya yönelirken, Logo terapi gelecek odaklı bir yol izliyor . İnsan gelecek hayatı için bir hedef koymazsa, hayalleri olmazsa, geleceğe umutla bakmazsa hayatta tutunacak dalı kalmıyor. İnsanı intihar etmekten alıkoyan şeyin tam da bu olduğunu örneklerle yaşanmışlıklarla bize gösteriyor . Karlar içinde ayakları ödemli, aç halde , her an dayak yiyen bir tutuklunun evinde eşiyle oturup sohbet ettiğini, bir barda bira içtiğini hayal etmesi onu o an hayatta tutan dayanağı oluyor yazara göre . Kitap bir yandan da 'ortalama bir tutuklunun zihninde canlandırdığı şekilde' bir toplama kampındaki gündelik yaşamın nasıl bir şey olduğunu tasvir ediyor. • Başka kamplara sevkiyat ya da banyolar, aslında gaz odalarında boğularak öldürülmenin farklı isimleri orada . Sevkiyatları, gaz odalarında sonu ölümle biten yolculukları oluyor tutukluların. • Tutukluların her birisi yalnızca bir numaradan ibaret. Ne isimlerine ne de eski hayatlarına dair bir eşyaya sahip olabiliyorlar. Kitapta bu durum şöyle anlatıyor "Artık çıplak vücutlarımızdan başka gerçekten hiçbir şeyimiz kalmamıştı; sahip olduğumuz tek şey kelimenin tam anlamıyla çıplak var oluşumuzdu" Zayıflık, hastalık, yaşlılık gaz odalarına gönderilmek için temel sebepler . Tutuklular ödemden ayakları şişmiş, çok hasta bile olsalar, bunu belli etmemek için çabalıyorlar. İnsanın hayatta tutunacağı umut dalı olduğu zaman acı eşiğinin ne kadar yükselebileceğini kendi deneyimleri, duygularıyla anlatıyor yazar. • Kitap bize acı çeken mahkumların yanısıra onlardan olup acımasız olan Kapolardan, gaz odalarında kendi milletini öldüren cellatlardan bahsederek , insanın acımasız olunca nasıl korkunç bir canavara dönüşebileceğini anlatıyor. • Son kısımda ise yazar bir psikiyatri doktoru olarak ilk kısımlarda ince ince dokuduğu , betimlediği olayları, ilmi açıdan ele alıp kitabı güzelce bitiriyor. -SÜMEYYE KAYA-
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,5bin okunma
··
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.