Puan vermedi·72 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Nisan 2020 18:38 Ailesinden ilk defa ayrılan, taşradan hayallerini süsleyen Viyana'ya tıp okumak için gelen, 17 yaşlarında ama hala çocukluğunun güçsüzlük ve sıskalığı içinde olan Berger' in hayatını anlatıyor. Okumak için geldiği, hayal ettiği yaşamı bulamadığı koca şehirde yalnızlığının kalabalığını yaşar. Stefan Zweig bunu içinize ince bir sızı şeklinde işliyor, kağıdın elinizi kesmesi gibi derinden ve acılı bir şekilde. Arada yaşadığı olaylar ile yetişkinliğe adım atan Berger gençliğinin içinde uyandırdığı arzular ile arayış içerisine girer. Bu arayış sırasında hayatı normal düzenini terkeder ve her şey daha da kötüye sarmaya başlar. Yaşamın beklentilerinden ümidini kestiği sıralarda kızıla yakalanan bir kız çocuğu onu hayata bağlar. Kitabın sizi ağır psikolijik bunalımdan alıp hayata bağladığını düşündüğünüz sırada hayat elinizden acı bir şekilde akar ve son bulur. Psikolojik durum tahlillerinde her zamanki gibi ustalığını konuşturan yazar bu eserinde de sizi sarsmadan geçmiyor.