"Dante, Beatrice'ye kavuşabilseydi yazmak konusunda ustalaşıp Ilahi Komedya'yı yazabilir miydi?"
Bu soru üzerinden biraz düşünmek gerekiyor.
Dante'nin yaşam öyküsü ve Ilahi Komedya'daki bu hikayesi, aşkın ne olduğu ve neler yaptırabildiğini gözler önüne seriyor. Aşkı ruhunun motivasyon kaynağı olarak kullanabilen ve başkasıyla evlenmek suretiyle hayatını devam ettirebilen yazar, tüm hikaye boyunca Beatrice'yi bulabilmek adına bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta ilk durağını ise Cehennem oluşturuyor. Kitabı okur okumaz ilk olarak aklıma şu takılmıştı: Neden Cennet'de bulmayı ümit ettiği bir şeyi Cehennem'de aramaya başlar ki bir insan? Bunun cevabı belki aşkın doğasında belki de yazarın hayal dünyasında yatıyor. Bunu bilemeyiz. Ama bilebileceğimiz şu ki : Dante, belkide içinde yoğun adalet duygularıyla birlikte yaşayan herkesin hayali olabilecek şeyi yapıyor bu yolculukta. Floransa'daki sevmediği ve kötü olarak düşündüğü tüm tarihsel karakterlerin yargılanışı sonucunda nasıl acılar çektiklerini gösteriyor. Aynı zamanda bir yazar olarak hangi derecede acıyı hak ettiklerine karar veriyor. Icinde yoğun adalet duygusu besleyen çoğu kişi bunu hayal etmiştir diye düşünüyorum. Belki de ben böyle yaptığım için genelliyorumdur bu durumu. Ama her nasılsa bu tanrısal bir his yaratmak neticesiyle mükemmel bir şey! Sanırım Dante Ilahi Komedya'nın bu kısmını yazdıktan sonra çok rahatlamıştır. Icinde, aşkın yanısıra ondan ayrı olacak şekilde büyüttüğü öfkeyi kusmuş çünkü.