·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Nisan 2020 01:24 Bir kitabı iki günde bitiriyorsanız gerçekten şahane bir yazarla karşı karşıyasınız demektir.
Evet, gerçekten de öyle günümüzün en iyi yazarlarından biri Ahmet Ümit. Romanı okurken kendinizi olayların içinde hissediyor ve resmen anlatılanları yaşıyorsunuz.
Gelelim romana. Üç bölümlü bir roman bu. Her bölümde ayrı bir cinayet, ayrı bir soruşturma var. Ama tabii ki hepsinde Başkomiser Nevzat ve onun kadim iş dostları bıçkın Komiser Ali ve Kriminolog Zeynep. Ahmet Ümit olayları yazmada ve karakter yaratmada gerçekten çok ama çok iyi. Her romanda yer alan Evgenia, Janti Cemal, İsmet Müdür vb. ya da değişen yeni karakterler gerçekten akılda kalıcı.
Birinci bölümde Agatha Christie’ye bağlanan Pera Palas Otel’de geçen zengin bir adam olan Edip Kelami Bey’in ölümü anlatılıyor. Garip fantezileri olan bir adam garip bir ölüme kurban gidiyor.
İkinci bölümde gözü yükseklerde olan fakir bir ailenin kızı Gülseren’in trajik ölümü anlatılıyor. Sürekli kan davasından mı babanesinin erkek kardeşine yaptığı baskıdan mı öldü diye düşünürken olaylar bambaşka bir hal alıyor.
Üçüncü bölümde ise ünlü Rus Doktor Jerkovski’nin yasak aşkı ve ortadan kayboluşu; bu arada işlenen aşk cinayeti anlatılıyor. Doktorun ölüp ölmediği ve ölmediyse nerede olduğu bölümün sonuna kadar merak uyandıracak şekilde yazılmış.
Şunu da eklemeden geçmek istemiyorum. Başkomiser Nevzat ve Evgenia’nın sevgisi, saygısı, birbirlerine karşı yaklaşım ve anlayışları da Ahmet Ümit kitaplarında benim en çok hoşuma giden güzel detaylardan biri :)
Keyifli okumalar dilerim.