"Kral Oidipus" üç büyük tragedya şairinden biri, Sophokles tarafından kaleme alınan üçlemenin ilkidir. Eser, temelde talihsizliği ile anılan Kral Oidipus'un henüz doğmadan önce yazılmış olan kaderinden kaçamayacağını ele alır. Bir gün babasını öldüreceği ve annesinden çocukları olacağı kehanetiyle dünyaya gelen Oidipus, babası Laios ve annesi İokaste tarafından Kithairon Dağı'na terkedilse de ailesi bildiği insanlardan kaçsa kaderiyle yolu bir üç yol ağzında kesişiyor.
Eserin başında gerçekleri söyleyen kahini "Sen sadece geceden besleniyorsun, öyle ki ne bana ne de ışığı gören bir başkasına zarar verebilirsin." sözleriyle suçlayarak hakiki anlamda kör kabul edilen Oidipus, annesi olan eşinin uyarısına rağmen tüm gerçeği öğrenme sevgiyle eserin sonunda tekrar kendini gösteriyor. Çarpışık ve ahlaki yaşamla ters düşen konusu ilerleyen süreçte "Oidipus Kompleksi" olarak psikolojinin bilinen isimleri tarafından değerlendiriliyor. Diyaloglarla ilerleyen eser sık sık geçmişe gitmelere yer vererek bugünlerde sinemalarda yer alan "Flashback" kesitlerinin öncüsü olarak kendini gösteriyor. 56 sayfalık bir eserle pek çok alana dokunmuş eserin okunmaya değer olduğuna inanıyorum.