Puan vermedi·335 syf.····Okunma: 29 Nisan 2020 04:09 Bu kitaptan sonra Nietzsche'nin muhalefetinin bizatihi din olgusuna değil, kendi zamanının din algısına karşı bir itiraz olduğunu anladım.“Tanrı öldü” derken belki de Yaratıcıyı değil, belirli bir ilahlık anlayışını hedef alıyor. Kendini insana indirgeyen tanrı ölmüştür. İnsanın kendine yabancılaşmasına sebep olan bir Hristiyanlık onu öldürmüştür.
Topluma tahakküm eden ahlak anlayışı din kisvesi altında insanın olumlu, güçlü yönlerini bastırarak onu tek yönlü, zavallı, acınası ve küçük duruma düşürmüştür. Yeni değerleri üretmek için inanmışların cesaret ve feraseti ile var olan değerlere başkaldırmanın zamanı gelmiştir. Ve Nietzsche başka bir kitabinda “Eğer İslam, bu türden Hristiyanlığı değersiz addederek başkaldırıyorsa, bunda bin kez haklıdır. Çünkü adam olmak İslam’ın ön şartıdır. Hristiyanlık, bizi, antik dünya kültürünün mahsülünden mahrum bıraktı, ve sonra bizi İslam kültürünün mahsülünden de mahrum etti."der.
Zerdüşt’ü İslam’ın kaynaklarında bahsedilen bir İslam mürşidi ile kıyaslayarak eserdeki motiflerin Müslümanların geleneğindeki bazı motifler ile benzeşen ve ayrışan yönlerine dikkat çekerek okumak çok daha zevkli hâle getirdi kitabı. İnsanın, melek ve hayvan arasındaki gerilen ip olması ve kendi seçimleri ile tarafını belirlemesi; tasavvufta insanın varacağı son aşamayı temsil eden insan-ı kâmil anlayışı..
Batı merkezli düşüncelere gark olduktan sonra hikmet-i kur’aniyede düstur-u cidal yerine düstur-u teavün'un esas alınıp; hayatın bir mücadele değil bir yardımlaşma olduğu gerçeğini hatırlayınca derinden bir Elhamdülillah diyorsunuz..Keyifli okumalar dilerim :)